Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi, Türkiye’de eğitim haberciliği alanında düzenlenen ilk akademik etkinliğe ev sahipliği yaptı. TÜBİTAK-3005 projesi kapsamında gerçekleştirilen panel, eğitim haberciliğinin geleceğine dair önemli tartışmaların yapıldığı bir platforma dönüştü.
Gazeteciler Mahmut Özay, Ozan Kadüker ve Umay Aktaş Salman’ın konuşmacı olarak yer aldığı panele, moderatörlüklerini üstlenen Doç. Dr. Alaaddin F. Paksoy ve Doç. Dr. Hakkı Kahveci’nin yanı sıra çok sayıda öğrenci ve akademisyen katılım gösterdi. Panelde, eğitim haberciliğinin gelişimi, haber kaynakları, haber üretim süreci ve etik konular ele alındı.
Eğitim Haberciliğinde Haber Kaynağı ve Üretim Süreci Tartışıldı
Panelin açılışında konuşmacılar, kendi kariyer öykülerini anlatarak eğitim haberciliğine nasıl adım attıklarını paylaştılar. Ardından, eğitim haberciliğinde haber üretim süreci ve haber kaynaklarının çeşitliliği üzerine detaylı tartışmalar yürütüldü. Öne çıkan görüşler arasında, sahada yapılan gözlemlerin, resmî açıklamalara bağlı kalmadan haber üretmenin ve eğitim gündeminin hızla değişen yapısına ayak uydurmanın gerekliliği vurgulandı.
Türkiye Gazetesi eğitim habercisi Mahmut Özay, eğitim alanında haber kaynaklarına ulaşmanın dinamik bir süreç olduğunu belirterek,
"Mesleğe ilk başladığım zamanlar her türlü konferansa katılıyordum ve bilgi ediniyordum. Alan içerisinde çok sayıda kişi olmadığı için bir süre sonra haber kaynakları seni buluyor. Kurumlar üzerinden örnek vermek gerekirse, sadece onlara bağlı kalmayıp sahanın içinden detaya inerek haber çıkarmak gerekir" dedi.
Eğitim Reformu Girişimi araştırmacısı Umay Aktaş Salman, eğitim haberciliğinin sınırlarının oldukça geniş olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Eğitim çok geniş bir evrendir, hayat boyu eğitim oldukça önemlidir ve birçok alanı kapsar. Bunlarla birlikte haber kaynağı da çok geniş bir evrendir. Mahalledeki muhtardan, akademisyenlere, karşı sokaktaki okulun öğrencileri ve öğretmenleri olmak üzere herkes haber kaynağıdır. Eğitim hayatın her alanına dokunduğu için haber kaynağı da her alanda olabiliyor. Eğitim haberciliğinin rutini ve yoğunluğu bol bir alan. Gündemi de çok çabuk değişen bir alan olduğu için topladığımız bilgilerin sadece resmi alanlarla sınır olmaması, genel açıklamalarının ötesine geçmek gerekiyor. Saha da topladığımız bilgilerle özel dosyalar ve özel haberler de bizleri daha da keyiflendiriyor."
Milliyet Gazetesi eğitim habercisi Ozan Kadüker ise eğitim haberciliğinde yalnızca resmî açıklamalarla yetinmenin yetersiz olduğunu ifade etti:
"Bizim klasik kaynaklarımız; ÖSYM, MEB, YÖK, üniversiteler ve sendikalar oluyor. Bize bu kurumların yaptığı resmî açıklamalardan özel bir haber çıkmaz. Resmî açıklamalarla yetinmemeli, sahaya çıkıp gözlem yapılmalıdır. Bazı sosyal medya araçlarından çok fazla haber buldum. Uygulamalarda çocukların kendilerine yararlı gördüğü konuların aslında öyle olmadığını aktardığımı birçok haberim oldu. Ne kadar çok insan tanırsan o kadar çok da kaynak olacaktır. Gazetelerde üretilen haberler sosyal medya platformlarına taşınıyor, akşamları ise ana haber bültenlerinde görüyoruz. Eğitim haberciliğinin de üretim süreci bu şekilde oluyor. Biz de haberlerimizi başka mecralarda görmenin heyecanını yaşıyoruz."
Eğitim Haberciliği Alanında TÜBİTAK Destekli İlk Araştırma
Panelde ayrıca, TÜBİTAK desteğiyle tamamlanan "Türkiye’de Eğitim Haberciliği ve Eğitim Haberciliğinin Geliştirilmesi" adlı proje de tanıtıldı. Proje ekibinden Doç. Dr. Alaaddin F. Paksoy ve Doç. Dr. Hakkı Kahveci, bu çalışmanın Türkiye’de eğitim haberciliği alanında bir ilk olduğunu vurgulayarak, "Eğitim haberciliğinin bundan sonraki süreçte Türkiye’de daha çok bilinen bir haber türü olması için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Öğrencilerin gazetecilere yönelttiği sorularla interaktif geçen panel, konuşmacılara teşekkür belgelerinin verilmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Bu panelin, eğitim haberciliğinin geleceğine dair önemli bir adım olduğu ve yeni nesil gazeteciler için ilham kaynağı oluşturduğu yorumları yapıldı.