İklim kanunu teklifi kimlerle hazırlandı: 'Biz çağrılmadık'

DUVAR - Türkiye'nin ilk 'iklim kanunu teklifi' olarak 26 Şubat'ta Meclis Çevre Komisyonu'nda görüşülen ve kabul edilen teklif, tartışılmaya devam ediliyor. Çevre örgütleri, teklifte pek çok eksikliğin yer aldığını belirterek görüşmelere davet edilmediklerini ifade ediyor.

ÇİMENTO FİRMASI GÖRÜŞMELERDE YER ALDI

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Çevre Komisyonu görüşmelerinin yaptığı açıklamanın ardından kanun teklifi hazırlama aşamasında, 62 birim ve 140 katılımcıyla çalıştaylar düzenlendiği bilgisini paylaştı. Kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerden binin üzerinde uzmanın katılımıyla 40’ın üzerinde çevrimiçi toplantı, 50 komisyon ve 7 yuvarlak masa toplantısının gerçekleştiğini söyledi. Ancak görüşmelere hangi kurumların ya da isimlerin katıldığı açıklanmadı.

Buna karşılık Çimentaş Holding Kamu İlişkileri Direktörü Doç. Dr. Kadri Bektaş, görüşmelerde yer alan şirketlerden birinin kendileri olduğunu dile getirdi. Sosyal medyada yaptığı paylaşımda Bektaş, "İklim değişikliğiyle mücadeleyi yasal altyapıya kavuşturacak olan Türkiye'nin ilk “İklim Kanunu” teklifi, 20.02.2025 tarihinde TBMM’ye verilmiştir. Her bir maddesine emek vererek katkıda bulunduğum bu kanun teklifinin, ülkemiz adına hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ederim” ifadelerini kullandı. 

Bektaş'ın açıklamasından görüşmelere katılan taraflardan birinin bir çimento şirketi olduğu ortaya çıktı. Çevre dernekleri de söz konusu görüşmelere kendileri davet edilemezken bir çimento şirketinin kanun teklifinde görüş vermesine ise tepki gösterdi.

Mekanda Adalet Derneği'nden Yağız Eren Abanus

'KENDİ ÇABALARIMIZLA ÖNERİLERİMİZİ SUNDUK'

Mekanda Adalet Derneği'nden Yağız Eren Abanus, STK'lerin en başından bu yana sürece dahil edilmediğini savundu. Dernek olarak kendi çabaları ile bakanlıkla iletişime geçip önerilerini sunduklarını söyledi. 2021, 2022 ve 2023 yıllarında genellikle ticaret odalarının web sitelerinde paylaşılan taslaklar üzerinden bilgiye eriştiklerini söyleyen Abanus, şunları kaydetti: “Sızan taslaklar üzerine sürekli çalışıyorduk. Bu kapsamda da sık sık hem mecliste hem bakanlık düzeyinde ‘görüşlerimizi iletmek isteriz’ şeklinde girişimlerde bulunduk. Yaptığımız birkaç görüşme oldu ama bunlar doğrudan kanun üzerine sivil toplum görüşlerini almak için yapılandırılmış toplantılardan ziyade daha çok iklim politikalarıyla ilgili genel görüş alışverişi toplantıları şeklindeydi. Yine bu görüşmelerde talebimizi iletirken kanunla ilgili sızan taslaklar üzerinden en azından hem genel çerçeve ve ilkeler düzeyinde hem de detaylı maddeler düzeyinde önerilerimizi ilgili kanallara gönderdik. Ama dediğim gibi burada da özel bir katılım çağrısı yoktu ve ilettiğimiz görüşlere dair bir geri dönüş alamadık. Yine de muhalefet vekillerinin de talebiyle 26 Şubat Çarşamba günü komisyona girip söz alabilmiş olmayı olumlu değerlendiriyoruz.”

'İKLİM STK'LERİ İLE KONUŞALIM GİBİ BİR DURUM OLMADI'

Bakan Yardımcısı Fatma Varank’ın komisyondaki açıklamalarına dikkat çeken Abanus, açıklamada İklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu (İDUKK) üzerinden bir STK katılımının gerçekleştiğinin aktarıldığının altını çizdi. İDUKK’un yapısı içerisinde TOBB, TÜSİAD ve MÜSİAD olmak üzere yalnızca üç STK’nin olduğunu söyleyen Abanus, şöyle devam etti: “Benim bildiğim, takip edebildiğim kadarıyla genel olarak iklim STK'leri gelsin ve onlarla birlikte iklim kanunu konuşalım şeklinde bir toplantı olmadı. Biz de çağrılmadığımız için burada tam olarak bir çerçeve sunamıyorum. Doğrudan bir ‘İklim Kanunu Danışma Mekanizması’nın somut olarak kurulduğunu görmedim. Yani kimlerin katılıp katılmadığını, kimlerle görüşüldüğü bilgisini komisyon görüşmelerinde yer alanların sözlerine dayandırarak söylemek daha doğru çünkü biz de çağrılmadık.”