Mudanya Belediyesi, “Mudanya Bina Envanteri ve Deprem Risk Analizi” raporunu hazırladı

Mudanya Belediyesi, depreme dirençli bir Mudanya’yı hayata geçirebilmek adına “Mudanya Bina Envanteri ve Deprem Risk Analizi” raporunu düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaştı. TMMOB’a bağlı Mimarlar Odası, İnşaat Mühendisleri Odası ve Şehir Plancıları Odası’nın Bursa Şubeleriyle birlikte hazırladıkları bina envanteri raporunu sunan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Mudanya’nın 1850 yıllık yerleşim yeri olduğunu, son 50 yılda da sayfiye yeri olarak kullanıldığını belirterek çok sayıda kontrolsüz ve kayıtlı olmayan yapılara ev sahipliği yaptığını belirtti. Dalgıç, 320 kilometrekarelik Mudanya’nın Kuzey Anadolu Fay Hattı’ndan en çok etkilenecek yerlerden biri olduğunu vurgulayarak yaptıkları çalışma kapsamında zemin etüdüne, yapı durumuna, nüfus yoğunluğuna bakarak bir değerlendirme yaptıklarını ifade etti. 

“Öğrenen belediye olmak istiyoruz”

Sahil bölgesinde kalan Burgaz, Eğitim, Siteler, Yalı, Yeni Mahalle, Altıntaş, Ömerbey, Şükrüçavuş, Hasanbey, Halitpaşa ve Mütareke olmak üzere toplanda 11 mahallede 8 bin 217 yapı, 54 bin 882 bağımsız bölümün incelendiği çalışmada eski ve hafif yapıların bulunduğu Tirilye ve Kumyaka’ya, daha alçak yükseklikte ve yeni yapıların bulunduğu Bademli bölgesine yer verilmedi. Çalışmanın öneminin kentsel dönüşüm ve planlama açısından da afet risk yönetimi açısından da önemli olduğunu belirten Dalgıç, ekonomik ve sosyal planlama anlamında da Hatay ve Adapazarı’nda halen hayatın normale dönmediğinin altını çizdi. “Tahmin edilemeyecek kadar sıkıntı bekliyor bizi” diyen Dalgıç, incelenen binalar hakkında oluşturulan bina bilgi kartları ile binaların hangi amaçla kullanıldığını, hangi deprem yönetmeliğine göre inşa edildiğini ortaya koyduklarını söyledi. Ayrıca bu çalışma ile afet riskine göre tematik haritaları oluşturduklarını söyleyen Dalgıç, “Öğrenen belediye olmak istiyoruz. Ortak akılla yönetmek istiyoruz” dedi.

Dalgıç, çalışma ile yaklaşık 3,5 milyon metrekare alanın çok yüksek ve yüksek risk barındırdığını, bunun da incelenen binaların yüzde 60’ına karşılık geldiğini söyledi. Bağımsız bölümler için ise bu oranın yüzde 64’e kadar çıktığını belirten Dalgıç, “50 yıl önce inşaat teknolojileri de farklıydı” diyerek gelişen yapı teknolojisi ile Mudanya için yeni bir sürecin de mümkün olabileceğine dikkat çekti. Mudanya’nın ulaşım sorunu olduğunu da belirten Dalgıç, herhangi bir afet durumunda Mudanya’ya yardımın denizden ulaştırılabileceğini de belirtti. 

İmkanı olanlar için Meclis’ten plan notu geçirildi

Mudanya’nın yerinde dönüşebilmesi için adım attıklarını da ifade eden Dalgıç, imkanı olan yurttaşların aynı şekilde konutlarını yenileyebilmesi için Meclis’ten bir plan notu geçirdiklerini, plan notu neticesinde Mudanyalıların başvurularının da olduğunu söyledi.

Mimarlar Odası Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, yapılan çalışmanın örnekleri yanında öncü durumda olduğunu belirterek, “Umarım, çözüm noktası konusunda da birlikte hareket ederiz. Biz akademik odalar olarak mevcut yapı stoğu ve mevcut yönetmeliklere göre yaşanılacakları öngörüyoruz. Akademik oda yönetimleri değişir ama hafıza ve kurum bilgisi sabittir. Bu işin en önemli ayağı envanter toplamadır.” diyerek yapılan çalışmanın önemine değindi. 

Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da yapılan çalışmanın önemine dikkat çekerken, “Bir riski ortaya koymak aynı zamanda yaşanılacak olayın büyüklüğü konusunda da bir öngörü ortaya koyuyor. Bu depremden etkilenecek insanların sosyo-ekonomik seviyelerini de ortaya koymak gerekir. Deprem ve depreme dayanıklı bina bir finans meselesidir. Tamamen ekonomik bir meseledir.” diyerek Mudanya’nın dönüşümünde yurttaşların ekonomisine de bakmak gerektiğini söyledi. 

“Deprem öldürmez, politikalar öldürür”

“İnsanların yaşam hakkını sağlayamıyorsanız geçmiş olsun. Barınma hakkı, eğitim hakkı, beslenme hakkı temel insan hakkıdır. Özal’la beraber inşaat iktidarları ayakta tutma sektörüne dönüşmüştür. İnşaat sektörü ticaretin konusu olamaz.” diyen Sarıbal bu sunumun politikacılar, yerel yönetimler için bir sorumluluk yarattığını belirtti. “Deprem öldürmez politika ve uygulayıcılar öldürür” diyen Sarıbal, kamucu anlayışla bir kentsel dönüşüme ihtiyaç olduğunu, ancak bu kadar düşük ücretlerle bir kentsel dönüşümün de yurttaşların kaldırabilmesinin mümkün olmadığına vurgu yaptı.