Protestolarda gençlerin yüzlerinin açtırılarak video kaydı alınması ve bunun üzerine hiçbir polis kaydı olmadan gençlerin kimliğinin tespit edilip gözaltına alınmasına ilişkin Süleyman Soylu'nun İçişleri Bakanı olduğu dönemde tanıttığı yüz tanıma sistemi bulunan ve hakkında kanuni düzenleme bulunmayan bir uygulama olan "KİM"in kullanıldığına dair şüpheler gündeme geldi. Peki protestolarda "KİM" uygulaması mı kullanılıyor? ''KİM'' uygulaması nedir?
Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Ahmet Şık,Türkiye genelinde son günlerde yapılan protestolarda gençlerin yüzlerinin açtırılarak video kaydı alınması ve bunun üzerine hiçbir polis kaydı olmadan gençlerin ve daha birçok vatandaşın kimliğinin tespit edilip gözaltına alınmasına ilişkin önemli bir konuyu gündeme taşıdı. Şık, Süleyman Soylu'nun İçişleri Bakanı olduğu dönemde Youtube kanalında tanıttığı, yüz tanıma sistemi bulunan ve hakkında kanuni düzenleme bulunmayan bir uygulama olan "KİM"in kullanıldığına dair şüphelerinin bulunduğunu dile getirdi.
''Kanuni düzenleme olmadan bu uygulamayı nasıl kullandığınızı açıklamalısınız"
Ahmet Şık, Çağlayan Adliyesi'nin önünde gazeteci Fatoş Erdoğan'a yaptığı açıklamalarında, "Kişisel verilerin ihlali söz konusu. Buradan İçişleri Bakanına soruyorum: bu uygulamayı kullanıyor musunuz? Kanuni düzenleme olmadan bu uygulamayı nasıl kullandığınızı açıklamalısınız" ifadelerini kullandı.
Kaygılı bekleyişi devam eden, çocukları, sevdikleri tutuklananlara geçmiş olsun dileklerinde bulunan Şık, gençlerin bir ülkenin onurunun, kendi haysiyetlerinin çiğnenmesine itiraz ettiği için tutuklandığını belirtti. Şık, ‘’Ama kişisel olarak her haysiyetle herhangi bir bağını kuramamış, ülkenin onurunu değil kendi menfaatini düşünen insanlarla da herhalde en iyi yanıtı hapishaneye giderek gösteriyorlar. Kimse enseyi karartmasın diyorum.’’ dedi.
''Kişisel verilerin gizliliğinin ihlali söz konusu''
Şık, bir kuşkusunu dile getirmek istediğini belirterek, 2023 seçiminden önce dönemin İçişleri Bakanlığı'nı yapmış olan Süleyman Soylu’nun bir Youtube programında tanıtımını yapmış olduğu ‘’KİM’’ programına değindi. Şık, ‘’Fotoğraflar üzerinden yüz tanıma sisteminin çok kısa süre içerisinde kimlik tespiti yapıldığına dönüştü. Ki bu o zaman kanunu düzenleme gerektiren bir şeydi. Ve kanunu düzenlemesi olmadığını söylenince ortadan kalktı. Daha doğrusu konuşulmaz oldu. Şimdi dosyada bir yürüyüşte çekilmiş fotoğrafları üzerinden herhangi bir örgütlülüğü olmamış, daha önce sabıkası olmayan, poliste kaydı olmayan birçok kişinin burada gözaltına alındığını ve talimatlara uyan hakim savcılar tarafından tutuklandığına tanık oluyoruz. Kişisel verilerin gizliliğinin ihlali söz konusudur burada.’’ dedi.
‘’Böyle bir uygulamayı kullanmaya devam ediyor musunuz?''
Şık, buradan İçişleri Bakanı'na sorduğunu belirterek, ‘’Böyle bir uygulamayı kullanmaya devam ediyor musunuz? Bunun için gerekli kanun düzenleme olmadan bunu nasıl yaptığınızı açıklamanız gerekiyor diye soruyorum ama bir yandan da bu ülkede herhangi bir olumsuzluk hukuk sahibiyle açıklamanın manasızlığının da farkındayım. Eğer burada gerçekten zerre miskal bir hukuk normu olsaydı o arkadaşlarımız değil tutuklanmak gözaltına bile alınmazdı." İfadelerini kullandı.
Şık, özellikle bu uygulamanın hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığının ve gerekli kanun düzenlemelerinin yapılmadığının altını çizdi.
"KİM" uygulaması nedir?
2023 yılında Süleyman Soylu İçişleri Bakanlığı görevini yürüttüğü dönemde teknoloji blogu Shiftdelete.net'in YouTube kanalına konuk olmuştu. Soylu. burada akıllı telefonunda yüklü bir uygulamayı tanıtarak, 'KİM' diye adlandırılan uygulama aracılığıyla akıllı telefonunda fotoğrafını çektiği kişinin 2 saniyelik bir süre içerisinde kimliğini tespit edebildiğini ifade ettiği açıklamalarda bulunmuştu.
Soylu, "Bu devletin çok büyük güçleri var. Bu şu anda size gösterdiğim yüz binde biri" ifadelerini kullanmıştı. Ayrıca bu uygulama için ‘’ sosyal medyadaki bütün süzmeleri yapar, Türkiye'deki olaylarla ilgili bütün süzmeleri yapar" ifadelerini de kullanmıştı.
O dönemde de şu an gündeme geldiği gibi kişisel verilerin işlenmesine yönelik ihlal oluşturduğu gerekçesiyle hukukçular ve siyasetçiler arasında tartışmalara neden olmuş, büyük tepki toplamıştı.