İki Zelenski

Ukrayna ve ABD, Ukrayna da bulunan değerli madenler, gaz ve petrol konularında anlaşmaya vardı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, yaptığı açıklamada "Bu anlaşmanın imzalanması kritik önem taşıyor. Başkan Trump, Zelenskiy'nin bu anlaşmayı imzalamasını bekliyor." dedi.

Türkçe meal ile ifade edersek Amerika Ukrayna da bulunan değerli madenler ve doğalgaz rezervine çökmüş durumdadır diyebiliriz.

Ve ayrıca ortada hem dini bir yoldaşlık hem de ortak çıkarlar mevzu bahisken!

Demek ki neymiş? Amerika medeniyetler öncüsü, garibanın dostu ya da iyilikler ülkesi değilmiş!

Yapılan bu anlaşma açıkça gösteriyor ki Amerika çıkarları doğrultusunda güçsüz bir devleti alır kullanır ve asıl amacına ulaşamadığı durumda dahi ondan sinekten yağ çıkarır gibi faydalanır.

Dip toplamda Amerika Rusya’ya karşı bir çeşit silah olarak kullandığı Ukrayna devletinin tiyatrocu başkanını son tahlilde topraklarında bulunan madenlerle sınadı diyebiliriz.

Bu günlerde nedense dünya jandarması Nato, Muasır medeniyet, özgürlükler dünyası, barış getirenler ülkesi ABD diyerek kendini parçalayan karşı pencere komşularımızdan da ses çıkmıyor.

Ülkemizde bulunan demokrasi ve eşitliği beğenmeyen ve bunun için adres olarak batıyı ve özellikle Amerika’yı gösteren sözüm ona yazar çizer takımında da çıt yok!

Evet birkaç gün önce beklenen görüşme gerçekleşti. Trump tüm avenelerini topladı ve Beyaz Saray da Zelenski’yi tabiri yerindeyse abluka altına aldı. Bir yanda basın, bir yanda bakanları diğer yanda Trump’ın kendisi, tabiri yerinde ise sırtlan sürüsü gibi Zelenski’ye saldırdı.

Hatta beyaz saray muhabiri tüm dünyanın gözü önünde çocuğuna kızan bir baba gibi Zelenski’ye takım elbiseniz yok mu deme cüretinde dahi bulundu! Satır aralarında Zelenski’nin ileride bu ateş sizi de yakacak sözü her ne kadar güme gitmiş gibi dursa da Zelenski’nin bu sözü Türkiye ziyaretinde bizzat Erdoğan’dan aldığı güçle sarfettiğini anlamak çok büyük bir zeka gerektirmiyor.

Peki dünya siyasetinde bunca karmaşa yaşanırken Türkiye ne durumda konuşlanmış bir bakalım;

Türkiye Rusya ile Ukrayna savaşı sonlansın istemiyor ama bir yandan hem Ukrayna’ya hamilik yapıyor diğer yandan Rusya’ya da göz açtırmıyor ve aynı zamanda ne yapacağı belli olmayan İsrail’i de ağabeyi ABD aracılığıyla gönyede tutuyor. Ayrıca ülkemize karşı olası bir dış saldırı durumunda içeride pkk’ya hareket alanı bırakmayacak geniş kapsamlı bir siyaset yürütüyor.

Tüm bu hengame içerisinde terörist başının yaptığı pkk kendisini fesih etsin çağrısından sonra ana muhalefetin bir anda acil koduyla toplanması aslında ülkenin seçenekler açısından ne kadar zor durumda olduğunu da apaçık gözler önüne seriyorken,

Diğer yandan CHP İmralı’dan gelen açıklama sonrası neredeyse yas ilan edecek duruma gelmiş, zira yaklaşık otuz yıldır siyaset devşirilen, beslenilen ana damar bir anda öngörülemeyen bir biçimde iflas etmiştir.

Şimdilerde bunca siyasi beceri gerektiren durumda memleketin başında Erdoğan’ın yerinde başka bir idarecinin olduğunu bir an düşünelim.

Hatta isimleri sıkça zikredilen Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaşı gözlerimizin önüne getirelim.

Allah muhafaza! Dediğinizi duyar gibiyim!

Bu vesile ile kim ne derse desin Binali Yıldırımın söylediği gibi ne yapıp edip Erdoğan’ın tekrar seçilebilmesi için önünü açmalıyız.

Zira Erdoğan’a rakip olabilecek en güçlü adaylara bakınca benzetmekten imtina ederek değinmek zorundayım ama ülkemizi Ukrayna’ya çevirme potansiyelleri çok yüksek iki Zelenski’den başka bir şey göremiyorum.