Arakçi, "Maksimum baskı politikası devam ettiği sürece ABD ile doğrudan müzakere yapılması mümkün değil" dedi. Ayrıca, Lavrov ile İran'ın nükleer programı konusunda "yakın istişareler" yaptıklarını, ekiplerinin sürekli iletişim halinde olduğunu ve bu temasların devam edeceğini belirtti. Avrupa'nın üç ülkesiyle yapılan görüşmelerin detaylarını Lavrov'a aktardıklarını da sözlerine ekledi.
Arakçı, İran'ın nükleer programıyla ilgili olarak Rusya ve Çin'deki ortaklarıyla koordinasyonunu sürdüreceğini belirterek, "Nükleer program konusunu görüştük. Uzmanlarımız doğrudan temas halinde ve bunu sürdüreceğiz. Nükleer program konusunda Rus ve Çinli ortaklarımızla koordinasyonumuzu sürdüreceğiz" dedi.
İran'ın nükleer müzakerelere yönelik tutumunun tamamen net olduğunu vurgulayan Arakçı, "Baskı, tehdit veya yaptırımlar altında herhangi bir müzakereye girmeyeceğiz. Maksimum baskı politikası sürdüğü sürece ABD ile doğrudan bir müzakere olmayacak" dedi.
Öte yandan, Lavrov, İran'ın nükleer programıyla ilgili sorunların çözümüne yönelik diplomatik önlemlerin hâlâ geçerli olduğuna inandıklarını belirterek, "İran'ın nükleer programına ilişkin Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) etrafındaki durumu uzun uzun konuştuk. Diplomasi kaynağının hâlâ mevcut olduğuna inanıyoruz ve bu kaynağı göz ardı edemeyiz. Bu kaynaktan, herhangi bir tehdit veya güç kullanma iması olmaksızın, mümkün olan en etkili şekilde yararlanmalıyız" ifadelerini kullandı.
Eski ABD Başkanı Donald Trump, İran ile bir anlaşma yapmayı "istediğini" söylemişti, ancak İran İslam İnkılabı lideri Ayetullah Ali Hamaney, bu ay yaptığı açıklamada, ABD ile müzakerelerin "ne akıllıca, ne mantıklı ne de onurlu" olduğunu belirtmişti.
2018'de, başkanlığının önceki döneminde Trump, Tahran ile altı ülke arasında imzalanan 2015 nükleer anlaşmasından çekilmiş ve İran ekonomisine büyük zarar veren yaptırımları yeniden yürürlüğe koymuştu.