Doğu Afrika'da, özellikle Kenya ve Tanzanya'da yaşayan, ünlü bir yarı-göçebe etnik grup olan Maasai Kabilesi, parlak kırmızı giysileri, zengin kültürel gelenekleri ve ritüel halinde yıllardır yaptıkları zıplama hareketleri ile tanınan dünyanın en uzun boylu kabilelerden biri olarak kabul ediliyor. Boyları ortalama 190.5 cm
Hürriyet'ten Sedef Batı'nın haberine göre, Masai savaşçılarının bu geleneksek dansları sırasında eller yanda, kollar ve dizler hiç bükülmeden duruyor. Parmak uçlarında yere tam dik şekilde zıplayabildikleri kadar havaya zıplamaya çalışıyorlar. Ancak bu zıplama bizim bildiğimizden biraz daha farklı. Topuklar asla yere değmiyor parmak uçlarında zıplanması gerekiyor.
Bu olağanüstü uzunluğun ardındaki sırrın, genetik faktörlerin yanı sıra uyguladıkları dikey sıçrama ritüellerinde yattığına inanılıyor. Plyometrik dikey sıçramalar sayesinde kemiklerinde mikro kırıklar oluşturan Maasailer, bu sayede kemiklerini güçlendirerek boylamsal büyümeyi sağlıyorlar.
Son günlerde sosyal medyada mutlaka sizin de bu kabile üyelerinin zıplama hareketleri karşınıza çıkmıştır.
Ellerinde çubukları ile yerden çok yükseğe zıplayan bu insanlardan ilham alarak aynı hareketi yapmaya çalışanlar, boyunu uzatmak isteyen çocuk ya da yetişkinlere bu hareketi yapmalarını tavsiye eden ‘Bu hareketi günde bir saat yapın boyunuz uzasın’ diye çok iddialı konuşan insanların postları “Gerçekten bunun bilimsel bir dayanağı var mı?” sorularını akla getiriyor.
Çocuk Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Doç. Dr. Ozan Ali Erdal viral olan bu videolar hakkında tüm soruları yanıtladı.
Gerçekten bu kabilenin böyle uzun boylu olmalarının altında bu hareketin etkisi olabilir mi?
Bu konuyu ben de geçenlerde sosyal medyadaki paylaşımlarda gördüm ve üzerine kısa bir araştırma yaptım. Uluslararası düzeyde tüm tıbbi ve tıp ile ilişkili makalelerin yer aldığı PubMed’i incelediğimde bu konuyu destekleyen herhangi bir makaleye rastlamadım.
Bahsi geçen kabilenin kendi kabile kültürüne göre belli bir insan topluluğu içinde çocuk sahibi olmaları nedeniyle, doğuştan gelen uzun boylu olma özelliğinin kuşaklar boyunca aktarılabilmesi ihtimalini tüm kabilenin uzun boylu olmasını ilk aşamada açıklayabilecek çok daha mantıklı bir sav olarak değerlendiriyorum.
Ne çocuklarda ne de yetişkinlerde bu zıplama hareketinin herhangi bir faydası olacağını sanmıyorum.
Bu şekilde oluşan mikro kırıklarla boy uzar mı?
Plyometric vertical jump (tekrarlı dikey sıçrama) denilen egzersiz veya antrenman, sporcuların performans değerlendirmeleri için sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Pek çok çalışmada bu harekette çıkılan yüksekliğin veya gösterilen tekrar sayısı veya dayanıklılığın sporcunun yaşı, beceri düzeyi ve boyu da dahil olmak üzere fiziksel özellikleri ile ilişkisi üzerine durulmuştur ancak bu egzersizin boyu uzatması ile ilişkili hiçbir çalışma ile karşılaşmadım.
Mikrokırıklar veya majör kırıkların kemik uzaması üzerine bazen olumlu bazen de olumsuz etkileri, çocukluk çağında yaşanan kırıklar sonrasında görülen bacaklar arasındaki boy farklılıklarında da karşımıza çıkmaktadır. Bazı durumlarda kemiklerde uzamanın yavaşlaması gözlenirken bazı durumlarda büyüme plaklarını aşırı aktifleşmesine bağlı diğer tarafa göre kırılıp iyileşen kemiğin hızlı uzayabildiğini biliyoruz. Ancak bu durum tedavi gerektiren kırıklar sonrası yaşandığı için boyun uzaması için başvurulabilecek bir yöntem olmamalıdır.
Olumsuz bir klinik durum olan mikro kırıkların kemiklerin gelişimi üzerine olumsuz etkilerini pek çok ortopedik sorunda görüyoruz. Bunların arasında özellikle kadın atletlerde görülen kaval kemiğindeki mikro kırıklar ve bunların seyrinin spor hayatını sekteye uğratması, kemik yoğunluğunda azalmaya yol açan hastalıklarda görülen mikro kırıkların kemiklerde deformitelere veya şekil bozukluklarına yol açması örnek verilebilir.
Sosyal medyada bu hareket bir çığ gibi büyüyor ve boyunu uzatmak isteyenler bu zıplama hareketini uygulamak istiyor. Peki bu hareket tehlikeli değil mi? Herhangi bir sakatlığa neden olabilir mi? iskelet sistemleri (eklemler, kıkırdaklar vb.) üzerinde olumsuz etkileri olabilir mi?
Kemiklerde mikro kırıklara yol açacak şeklide tekrar eden zorlamaların kemik gelişimine olumsuz etkileri bilinen birer gerçektir. Oluşan bir mikro kırık sonrası alçılama, yük vermeme veya bazen de cerrahi tespitler dışında bu durumun kontrol altına alınarak hiç sorunsuz kaynaması ve hatta kemiğin de uzamasına katkı sağlanması pek mümkün değil.
Plyometrik sıçramalar gibi düzenli fiziksel aktiviteler kemik yoğunluğunu artırmada nasıl bir rol oynar? Uzun vadede kemik sağlığı açısından riskler yaratır mı?
Bahsedilen antrenman şekli ve benzerleri kişilerin patlayıcı/kısa süreli güçlerini geliştirmek, zıplamalı sporlarda (voleybol, basketbol, gibi) zıplama etkinliğini arttırmak ve pek çok spor dalında sportif kondisyonun geliştirilmesinde kullanılıyor.
Bu ve benzeri hareketlerin vücudun dinlenmesine izin veren ya da vücuda herhangi bir zarar vermeyecek şekilde tasarlanan sıklıklarla yapılmasının kemik gelişimi veya yoğunluğu üzerine de olumlu katkıları vardır. Ancak, mikro kırıklara yol açacak şekilde sık ve zorlayıcı şekilde yapılan bu ve benzeri hareketlerin faydadan ziyade zararı olur.
Bu zıplama tekniğinden bağımsız normal zıplamanın boy uzaması üzerinde bir etkisi var mı? Kas kemik gelişimi için zıplamak iyi bir şey mi?
Yeni yapılan çalışmaları da içeren araştırmamda zıplamanın boy uzaması üzerine olumlu bir etkisini gösteren bir çalışmaya rastlamadım. Ancak, düzenli sportif aktivitenin dengeli bir beslenme ile desteklendiğinde çocukların çoğunlukla genetik olarak belirlenen boylarına ulaşmasını ve hatta bir miktara geçmesini sapladığı da bilinen bir gerçektir.
Burada düzenli aktivite ile ifade edilen her gün orta düzeyde kalp atış hızı ile yapılan, aralıklarla özellikle vücut ağırlığının kaldırılması ile yapılan ağırlık antrenmanlarının eklenmesiyle tamamlanan bir sportif aktivite rutininden bahsedilir.
Basketbol, voleybol gibi sporlar ya da ip atlama gibi hareketler boyu uzatır mı? Bununla ilgili yapılmış araştırmalar var mı?
Basketbol ve voleybol gibi sporlardaki uzun boyun avantajı bilinen bir gerçek olduğu için 12-13 yaşlarındaki çocukların alt yapı seçmelerinde ya da sportif branş belirlenmesinde genellikle çocuğun o yaştaki boyu, kemik yaşı ile anne ve baba boyları da hesaba katılır.
Bunlar incelendiğinde çocuğun beklenen boyunun uzun olacağının anlaşılması sonrası çocuk bu bahsedilen sporlara yönlendirilir ya da çocuğun diğer değişkenlerin yanında alt yapıya seçilmesinde önemli bir etken olur.
Basketbol ve voleybol gibi sporlarda sporcuların çok uzun boylu olmalarını altta yatan temel nedeni budur. Genetik alt yapıya düzenli ve herhangi bir kronik yaralanmaya yol açmayan spor, düzenli uyku; düzenli, dengeli ve kaliteli beslenme de eklendiğinde çocuk beklenen boyunu da kısmen aşabilmekte ve çok uzun boylu bir birey olarak sportif hayatına devam edebilir.
Son olarak boy uzatma ameliyatlarında da benzer bir mekanizma mı var? Bu ameliyatlardan kısaca bahsedebilir misiniz?
Bu ameliyatlarda kullanılan yöntem bacaklardaki uzun kemiklerin (femur ve tibia) özel yöntemlerle kesilerek aralarının yine özel bir yönteme/kurala bağlı kalarak açılması, bu sırada da aradaki boşluğun kırık iyileşme dokusunu ilk hali olan yumuşak bir doku ile dolmasını sağlanmasına dayanır.
Uzatma durdurulduğunda ise bu kemik uçları arasındaki doku zamanla kemikleşmekte ve kemik normal yapısına dönmektedir. Kemik uçları arasını açılması işlemi bazen eksternal fiksatör uygulamaları bazen de motorize çiviler denen son teknoloji kendiliğinde uzayan çiviler vasıtasıyla yapılır. Uzatma tamamlanınca da tıpkı kırıklarda olduğu gibi bu arası aşılarak uzamış kemik tespit edilir ve aranın kemikleşmesi beklenir.
Boy uzatma ameliyatları özellikle çeşitli nedenlere bağlı olarak boyu 140-145 cm’nin altında olan bireylerin gündelik yaşantılarını kolaylaştırmak için tasarlanıp uygulanmıştır. Zamanla estetik kaygılarla da toplum veya dünya ortalamasının altında boyu olan bireylerin de talep ettikleri bir işlem haline geldi ve uygulaması gittikçe yaygınlaştı.