Eğitim-Sen Kocaeli, MESEM ve UTP projelerindeki yolsuzlukları ve işsizlik sigortası fonunun patronlara aktarılmasını eleştirerek, soruşturmanın derinleştirilmesini ve gerçek sorumluların cezalandırılmasını talep etti
Eğitim-Sen Kocaeli, konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Hatırlanacaktır, sendikamız söz konusu yolsuzluk iddialarının gündeme geldiği ilk günden itibaren eğer gerçekten bir yolsuzluk soruşturması yürütülecekse öncelikle Milli Eğitim Bakanı ve bakanlık bürokratlarının sorgulanması gerektiğini, soruşturmanın asıl odak noktasının Mesleki Eğitim Merkezleri projesi ile Ustalık Telafi Programı’nın kendisi olması gerektiğini vurgulamıştır. Çünkü söz konusu bu projeler ile bir yandan hükümet tarafından patronlara milyarlarca lira aktarılırken bir yandan da çocuk işçiliğin yaygınlaşması sağlanmaktadır.
İşsizlik sigortası fonundan karşılanmaktadır!
AKP hükümeti tarafından öğrencilerin meslek edinmelerini, genç işsizliğini azaltmayı hedeflediği iddia edilen MESEM projesinin perdesi aralandığında öğrencilerimizin örgün eğitimden tamamen koparılarak işletmelerde ucuz işgücü olarak çalıştırıldıklarını, çocuk işçiliğin yaygınlaştığını ve ilimiz Kocaeli dahil MESEM kapsamında çalıştırılan çocujlarımızın iş cinayetlerinde katledildiklerini görüyoruz. Bir yandan çocuklarımız ve gençlerimiz patronlar için ucuz işgücü haline getirilirken yine AKP hükümeti tarafından istihdamın niteliğini arttıracağı iddiasıyla başlatılan UTP (Ustalık Telafi Programı) ile de işletmelere milyarlarca liralık kaynağın aktarıldığını görüyoruz. UTP ile halihazırdaki çalışanlarını MESEM kapsamındaki okullara kayıt ettiren işletmelerin kasasına çalışan başına para aktarılmaktadır. Üstelik bu para, milyonlarca çalışanın ücretlerinden yapılan kesintiyle oluşturulan işsizlik sigortası fonundan karşılanmaktadır! Yani çalışanların paraları devlet eliyle patronlara aktarılmakta, işsizlik fonu yağmalanmaktadır. Böylece zaten MESEM ve UTP’nin kendisi bizatihi yolsuzluk ve yağma projeleridir. Üstelik bu yolsuzluk bizzat devlet eliyle uygulanmakta ve teşvik edilmektedir. Halihazırda ülke genelinde yüzlerce meslek okulu üzerinden sürdürülen bu uygulama ile milyarlarca lira patronlara akıtılmıştır.
Dağın sadece görünen kısmı
Geçtiğimiz yıl Atatürk MTAL’de gündeme gelen yolsuzluğun ise buz dağının sadece görünen kısmı olduğu açıktır. Anlaşıldığı kadarıyla onlarca aracı firma tarafından organize edilen kaynak aktarımı süreci, dernek adı altında faaliyet gösteren ancak çoğunun tarikatlarla ve cemaatlerle ilişkili olduğunu basına yansıyan haberlerden öğrendiğimiz AKP iktidarına yakın çevrelere de uzanmıştır. Üstelik geçtiğimiz yıl patak veren skandalda adı geçen kimi dernek yöneticilerinin Milli Eğitim Bakanıyla kameralara poz verdiği de unutulmamalıdır.
İzin vermekten de öte onu meşrulaştırmak
Milyarlarca liralık bir soygun hepimizin gözü önünde devam ederken ve söz konusu programların kendisi patronlara kaynak aktarımını sağlarken bugün gündemde olan rüşvet, yolsuzluk ve istismara zaten izin vermekte, izin vermekten de öte onu meşrulaştırarak vergi ve kesintilerimizle oluşturulan bir havuzu hırsızlık ve yağmaya sunmaktadır.
Yağmalanmaya devam etmektedir
Henüz soruşturmayı yürütenlerin dahi yolsuzluğun miktarının ne olduğunu bilmediklerini yine basına yansıyan haberlerden öğrenmekteyiz. Kimi yerlerde 70 Milyon TL, kimi yerlerde 400 Milyon TL, 800 Milyon TL gibi miktarlar telaffuz edilmektedir. Bu miktarlar ve halihazırda devletin yetkili organlarının dahi asıl miktarı bilememesi dahi durumun vehametini açıklamaya yetse de asıl yolsuzluğun 2024 yılı sonu itibariyle 360 Milyar TL’ye ulaşan işsizlik sigortası fonunun tamamını kapsadığı unutulmamalıdır. Çünkü milyonlarca işçinin emeği olan bu para halihazırda UTP ve diğer programlar aracılığıyla hükümet ve patronlar tarafından yağmalanmaya devam etmektedir.
Soruşturmanın amacı patronları mı korumaktır?
Ülke genelinde süren bir yağmada, sadece bir okul üzerinden yolsuzluk soruşturması sürdürülmesi ve zaten geçtiğimiz yıl meslekten ihraç edilen iki okul idarecisinin tek başlarına yukarıdan kimselerin haberi olmadan yüz milyonlarca lirayı zimmetine geçirdiğine inanmamızın beklenmesi de maalesef olayın diğer acı tarafıdır. Dün itibariyle gerçekleşen operasyonlarda gözaltına alınan öğretmenlere okuldaki meslektaşlarına (ülkemizde her yurttaşın neredeyse günlük olarak gerçekleştirdiği bir işlem olan) iban aracılığıyla neden para gönderdikleri sorulurken bu program kapsamında milyarların aktarıldığı patronların hesap hareketleri incelenmiş midir? Soruşturmanın amacı kamu kaynaklarının yağmalanmasını önlemek midir yoksa işin ucu yukarılara uzanmasın diye soruşturmayı sulandırmak mıdır? Soruşturmanın amacı patronları mı korumaktır yoksa öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve milyonlarca çalışanın haklarının korunması mıdır? Soruşturmanın amacı soruşturmayı derinleştirerek bu yağmadan nemalanan tarikat ve cemaatlerin de ortaya çıkarılması mıdır yoksa soruşturmanın yönünü oraya çevirmek yerine öğretmenlerin kendi aralarında gerçekleşen ve yüz liralık iki yüz liralık para transferinden yolsuzluk suçu çıkarmak mıdır?
Mücadelemiz sürecek
Eğitim Sen olarak bir kere daha vurgulamak istiyoruz: MESEM ve UTP yolsuzluklarının takipçisiyiz! MESEM ve UTP uygulamalarına derhal son verilerek bu yolsuzluk ve yağma sistemine uydurulan yasal kılıf kaldırılmalıdır. Milyonlarca çalışanın hakkı olan işsizlik sigortası fonunun hükümet ve patronlar tarafından yağmalanmasına son verilmelidir. Yolsuzluğun asıl sorumlularının peşine düşülmelidir. Eğitim-Sen olarak yürütülen soruşturmayı yakından takip ediyor ve milyarlarca liralık soygunun gerçek sorumluları tespit edilerek yargı önüne çıkarılıncaya kadar mücadelemizin süreceğini ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Güncelleme: 27 Şubat 2025 12:58