CUMHURİYET NÖBETİ TUTAN GENÇLER NEDEN SOKAKLARDA?

Cumhuriyet bir miras değil, bir mücadeledir. Masa başında imzalarla var olmamıştır; kanla, fedakârlıkla, devrimle kurulmuştur. Bugün ise gençler, o mirasa sahip çıkmak için sokaklarda. Çünkü Cumhuriyet’in özü olan özgürlük, eşitlik ve laiklik tehdit altında. Bunu en iyi hissedenler de baskının, ekonomik krizin ve gelecek belirsizliğinin altında ezilen gençler.

ÖZGÜRLÜK KISKACA ALINDI, GENÇLER SUSMUYOR!

Cumhuriyet’in sunduğu en büyük nimetlerden biri düşünce ve ifade özgürlüğüdür. Ancak bugün Türkiye’de gençler, sadece fikirlerini dile getirdikleri için cezalandırılıyor. Sosyal medyada eleştiri yapan, üniversitelerde hakkını arayan, meydanlarda ses çıkaran gençler “vatan haini” ilan ediliyor, gözaltına alınıyor, gelecekleri karartılıyor.

Gençler, itaat etmeyen bir nesil olarak yetişiyor ve bu, iktidarı rahatsız ediyor. Çünkü Cumhuriyet, padişaha kulluk eden değil, birey olarak düşünen, sorgulayan yurttaşlar yetiştirmek için kurulmuştu. Bugün gelinen noktada ise gençler birer “tehdit” olarak görülüyor. Oysa asıl tehdit, Cumhuriyet’in temel ilkelerini çiğneyen, halkın iradesini hiçe sayan, tek sesli bir toplum yaratmaya çalışan sistemin ta kendisidir.

EKONOMİK ÇÖKÜŞ: GENÇLERİN GELECEĞİ ÇALINIYOR

Bugünün gençleri, Cumhuriyet’in sunduğu fırsat eşitliğinden giderek uzaklaştırılıyor. Üniversiteler işlevsizleşti, mezunlar işsiz, liyakat rafa kalktı. Eğitim sistemi her geçen gün dinselleşiyor, bilimsellikten uzaklaşıyor, torpil düzeni meşrulaştırılıyor. Gençler, diplomalarıyla işsiz kalmaya mahkûm edilirken, yandaşlar bir gecede koltuk sahibi oluyor.

Kirasını ödeyemeyen, okul harçlarını karşılayamayan, ailesine yük olmamak için ek iş yapmak zorunda kalan gençler, geleceksizliğe mahkûm edildi. Bu yüzden sokaktalar, çünkü “Biz de varız!” diyorlar. Cumhuriyet onlara eşit bir gelecek vadetmişti ama bugün gördükleri şey, sadece yoksulluk ve adaletsizlik.

LAİKLİĞE VE KADIN HAKLARINA SALDIRI: CUMHURİYET’İN RUHU YOK EDİLİYOR

Cumhuriyet’in temeli laikliktir. Ancak bugün tarikatların ve cemaatlerin devlete nasıl sızdığı herkesin malumu. Eğitimi, yargıyı, güvenlik güçlerini bile etkileri altına alan bu yapılar, kadınların ve gençlerin özgürlüğünü tehdit ediyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen, kadınların kıyafetine, yaşam tarzına müdahale eden, “makbul gençlik” yaratmaya çalışan bir zihniyetle karşı karşıyayız.

Gençler, sokakta sadece ekonomik adalet için değil, aynı zamanda özgürlükleri için yürüyor. Onları susturmak isteyenlere karşı, “Biz Cumhuriyet çocuklarıyız!” diye haykırıyorlar. Kadınlar, “İtaat etmiyoruz!” diyerek, Cumhuriyet’in kendilerine verdiği hakları korumak için mücadele veriyor.

GENÇLERİN HESAPLAŞMASI: SUSMAYACAĞIZ!

Bugün Cumhuriyet nöbetine çıkan gençler, bir hesaplaşmanın içinde. Onlar, kendilerine reva görülen bu karanlık düzene boyun eğmeyeceklerini, Cumhuriyet’in ilkelerine sahip çıkacaklarını gösteriyorlar. Çünkü Cumhuriyet, sadece geçmişin bir hatırası değil, aynı zamanda geleceğe bırakılan bir emanettir.

Gençlerin sokaklarda olması, sistemin başarısızlığının en büyük kanıtıdır. Eğer gençler, umutlarını kendi ülkelerinde değil de yurt dışında arıyorsa, eğer meydanlara çıkıp “Hakkımızı istiyoruz!” diyorsa, bu, Cumhuriyet’in temel değerlerinden uzaklaşıldığının göstergesidir.

Cumhuriyet nöbeti, sandıkta, sokakta, üniversitede, sosyal medyada her yerde devam edecek. Çünkü Cumhuriyet teslim alınamaz, gençler susturulamaz!