HAMAS: İŞGAL SÜRDÜKÇE SİLAHLI DİRENİŞ DEVAM EDECEK

HAMAS Sözcüsü Hazım Kasım tarafından yapılan açıklamada, "Direniş her biçimiyle kurtuluşa ve topraklarımıza geri dönüşe kadar halkımızın meşru hakkı olmaya devam edecektir." ifadesi kullanıldı. İşgal rejiminin uluslararası kanunları ihlal ederek Gazze'de Filistin halkına karşı soykırım uyguladığına ve savaş suçu işlediğine işaret edilen açıklamada, "israil işgali tamamen sona erene kadar HAMAS'ın ve Filistin halkının direniş hakkına bağlı olduğu" vurgulandı. HAMAS'ın 7 Ekim 2023'teki saldırılarına işaret edilen açıklamada, "7 Ekim destanı işgal altındaki tüm halkların tarihinde bir dönüm noktası olarak kalacaktır. Filistin ulusal mücadelesinin yolunda stratejik bir dönüm noktasıdır." denildi.

"EBU MERZUK'A ATFEDİLEN İFADELER YANLIŞ VE BAĞLAMINDAN ÇIKARILDI"

HAMAS Sözcüsü Kasım, basında HAMAS'ın Uluslararası İlişkiler Ofis Başkanı Musa Ebu Merzuk'a atfedilen ifadeler için "Musa Ebu Merzuk'a atfedilen ifadeler yanlış ve bağlamından çıkarıldı." ifadesini kullandı. Merzuk'a atfedilen açıklamalara işaret eden Kasım, "Röportaj birkaç gün önce yapıldı ve yayımlanan ifadeler verilen cevapların içeriğini tam olarak yansıtmıyordu. Röportajda sunulan içerik gerçek anlamına hizmet etmeyen bir biçimde bağlam dışına çıkarıldı." dedi.

"Ebu Merzuk, kutlu 7 Ekim operasyonunun halkımızın direniş hakkı olduğunu, aynı zamanda ablukayı, işgali, yerleşimi reddettiğinin ifadesi olduğunu teyit etmiştir." ifadesine yer verilen açıklamada, Ebu Merzuk'un, başta silahlı direniş olmak üzere topraklarına dönene ve özgürlüğüne kavuşana kadar Filistin halkının her türlü direniş hakkına bağlı olduğuna vurgu yaptığı kaydedildi.

ABD merkezli New York Times gazetesinin haberinde, Ebu Merzuk'a atfedilerek, "HAMAS'a ait silahların geleceğinin masaya yatırılması konusunda isteğin olduğu" öne sürülmüştü. Haberde, 7 Ekim saldırılarına ilişkin Merzuk'un "7 Ekim 2023'teki saldırının yaratacağı yıkımın boyutunu bilseydim karşı koyardım. Sonuçlarını bilmek desteklemeyi imkansız hale getirirdi." dediği iddia edilmişti.  

Filistin Esirler Kulübü'nden çağrı

SİYONİST ZİNDANLARINDA İŞKENCE ENGELLENSİN

Filistin Esirler Kulübü, uluslararası insan hakları sistemine, işgal yetkililerinin Filistinli esirlere yönelik suçları nedeniyle hesap vermesi için etkili kararlar alması çağrısını yineledi.

Kulüp, yaptığı açıklamada, Filistinli esirlerin, işgal zindanlarında sistematik işkenceye maruz kaldığını vurguladı. Açıklamada, işgalci rejimin "Ofer" hapishanesindeki baskınların son dönemde belirgin şekilde arttığı belirtilerek, bunun, işgal zindanlarında esirlere karşı uygulanan baskı ve baskın politikasının bir uzantısı olduğu ifade edildi. Bu politikaların, Gazze'ye yönelik soykırım savaşı sırasında zirveye ulaştığı kaydedildi. Kulüp, avukatlarının geçtiğimiz dönemde elde ettiği tanıklıklara dayanarak, 16 Şubat akşamı Ofer zindanında esirlere yönelik baskın sırasında gerçekleşen bazı ihlalleri ortaya koydu.

Siyonist hapishane baskın birimi “Metsada”nın, Ofer'deki birçok bölüme saldırdığı, polis köpekleri ve ses bombaları kullandığı, esirlere fiziksel şiddet uyguladığı bildirildi. Bu saldırılar sonucunda onlarca esirin yaralandığı kaydedildi. Ayrıca zindan yönetiminin, esirleri soğuk hava koşullarıyla işkenceye maruz bıraktığı ifade edildi. Yönetimin, yeterli kıyafet ve uygun battaniyelerin içeri alınmasını engellediği, bunun da sistematik işkence politikalarının bir parçası olduğu vurgulandı.

Kulüp, Ofer'deki baskınlara maruz kalan esirlerden alınan tanıklıkları sundu. Bunun yanı sıra yaralı esirlerin, tıbbi bakım eksikliği ve aşırı soğuk hava nedeniyle artan acılarının detayları da paylaşıldı. Açıklamada tanıklığına yer verilen esirlerden D.B., “Esir odalarına yönelik baskınlar arttı. Son olarak geçtiğimiz cumartesi günü esirlere saldırılar düzenlendi, odaların eşyaları kırıldı ve tahrip edildi.” dedi, ayrıca esirlere yönelik baskınların haftada iki ila üç kez yapıldığını belirtti. Bir diğer esir (Z.W.), yaralı olmasına rağmen "Metsada" birimi tarafından darbedildiğini ve yürümek için kullandığı destek aparatının kırıldığını söyledi.

Filistin Esirler Kulübü, daha önce, hapishane yönetiminin esirlerin yaralarını nasıl bir işkence aracı haline getirdiğine dair raporlar yayımlamıştı. Yaralı esirlerin, sürekli acı çektiklerini, gerekli tedavilerin sağlanmadığını ve bunun sistematik bir tıbbi ihmal politikası olduğunu belirtti. Esirlerin çektiği acının, aşırı soğuk nedeniyle daha da şiddetlendiği kaydedildi. Kulüp, uluslararası insan hakları sistemine, işgal yetkililerinin savaş suçları nedeniyle hesap vermesi için etkili kararlar alma çağrısını yineledi. Açıklamada, uluslararası yaptırımlar uygulanması ve bu yaptırımların işgalci rejimi uluslararası alanda tecrit edecek şekilde olması gerektiği vurgulandı.

Ayrıca, uluslararası insan hakları sisteminin, soykırım savaşı ve Batı Şeria'daki saldırılar karşısında gösterdiği korkunç çaresizliğe son verilmesi gerektiğini belirten Kulüp, eski sömürgeci devletlerin işgalci rejim sağladığı özel dokunulmazlık halinin kaldırılması ve işgalin hesap vermesi gerektiğini kaydetti.