CHP'li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu (AA)
YÖK'TEN BAĞIMSIZ HAREKET ETMEK HUKUKİ DEĞİLDİR
Konuya ilişkin SABAH'a konuşan Eski YÖK üyesi Abdullah Çavuşoğlu ise "YÖK bünyesinde yer alan tanıma ve denklik birimine üniversiteler tarafından her yıl on binin üzerinde başvuru yapılır. Üniversiteler, yatay geçiş yapmak isteyen öğrencinin bağlı olduğu üniversitenin YÖK tarafından tanınırlığı bulunup bulunmadığını sorar. İşlemleri de buna göre yapar. YÖK'e bağlı herhangi bir üniversitenin ilgili düzenlemeden bağımsız hareket etmesi hukuki değildir" dedi.
CHP'li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu (AA)
YATAY GEÇİŞ TANINIRLIĞA GÖRE YAPILIR
Abdullah Çavuşoğlu şunları söyledi: "Ülkemizde her yıl yaklaşık bir milyon kişi üniversiteyi kazanarak buralara kayıt yaptırmaktadır. Diğer taraftan da her yıl bir milyon civarında kişi üniversitelerden mezun olmaktadır. Dolayısıyla bugün ülkemiz nüfusunun 10 milyon üzerindeki bir kısmı, bir üniversiteden mezun durumdadır. Bu da bir entelektüel kapasite olarak 'kamu 'ya ait ortak bir değer' olarak düşünülebilir. Gün geçtikçe globalleşen dünyamızda on binlerce yükseköğretim kurumu/üniversite bulunmaktadır. Bunlar farklı kalitede eğitim sunarken, buralardan mezun olan veya buralara eğitim öğretim için gitmek isteyen öğrenciler için bir danışman veya yol göstericiye ihtiyaç olduğu ortadadır. İşte YÖK bünyesinde yer alan 'tanıma ve denklik birimi' bu işleri düzenler. YÖK'e her yıl on binden fazla tanıma ve denklik konusunu ile ilgili müracaat olur.
Bu müracaatlar bir taraftan, yukarıda 'kamu 'ya ait ortak bir değer' olarak nitelendirdiğimiz on milyonu aşkın üniversite mezunumuzun hakkını korumak için, diğer taraftan da mesela; hastalarımızı yetkin olmayan bir doktorun eline bırakmamak, adliyemize ehil olmayan avukat sokmamak, yetkin olmayan mühendise proje yaptırıp depremde yıkılmasına engel olmak adına titizlikle incelenir ve karara bağlanır. Aksi halde ülkemiz 'merdiven altı' veya 'tabela' üniversitesi dediğimiz niteliksiz kurumlarından mezun olanların, ülkemizde bileğinin hakkı ile kazanarak üniversite okuyanların hakkının gasp edildiği bir arenaya döner. Yükseköğretim Kurulu'nun belki de pek iyi bilinmeyen en önemli işlevlerinden bir tanesi budur. Kurulduğu yıl olan 1981'den beri de bu işlevi yerine getirmektedir. YÖK'e bağlı herhangi bir üniversitenin herhangi bir zaman aralığında, bu konu ile ilgili düzenlemeden bağımsız hareket etmesi mümkün değildir ve hukuki de değildir. Bu tarz düzenlemeler salt ülkemize has bir durum değildir. Tüm gelişmiş ülkelerde benzer düzenlemeler vardır; bırakın denk sayılmayı ülkemizin en iyi üniversitesinden mezun bir tıp doktoru veya mühendisi ABD veya gerekse Avrupa ülkelerinde direk olarak meslek icra edemez ve çoğu zaman da ilave sınav ve eğitim süreçlerine tabi olur. Yani pek çok dünya ülkesinde eğitim süreçleri benzer kanuni düzenlemelere tabidir."