Gericiliğe karşı laik eğitim

Eğitim-İş tarafından düzenlenen ‘‘Cumhuriyet ve Emek Mitingi’’nde konuşan Eğitim-İş Genel Başkanı Özbay, iktidarın eğitim politikalarını eleştirdi. Özbay, ‘‘AKP’nin emekçiyi yoksullaştıran, halkı fakirleştiren, eğitimi gericileştiren politikalarına karşı susmayacağız’’ dedi.

  • 02.03.2025 07:07
  • Giriş: 02.03.2025 07:07
  • Güncelleme: 02.03.2025 07:09
Gericiliğe karşı laik eğitim

HABER MERKEZİ 

Eğitim-İş Sendikası’nın, 1 Şubat'ta Meclis önünden başlattığı ''Cumhuriyet ve Emek Yürüyüşü'', Ankara’daki Tandoğan Meydanı'nda dün yapılan "Cumhuriyet ve Emek Mitingi" ile sona erdi.

Mitingde konuşan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, AKP iktidarının eğitim politikalarına tepki gösterdi.

Özbay “Biz bu yürüyüşe, karanlığa karşı bir meşale yakmak için başladık. Biz eğitimde ve ülkede eşitlik ve adalet istiyoruz. İşitsinler diye hep birlikte haykıralım. Eşitlik, adalet istiyoruz. AKP iktidarının emekçiyi yoksullaştıran, halkı fakirleştiren, eğitimi gericileştiren politikalarına karşı susmayacağız. Kamu emekçisini, işçiyi, emekliyi açlık sınırına mahkûm eden, liyakatı yok eden, gençlerimizi diplomalı işsizliğe mahkûm eden düzenin karşısındayız” dedi.

“Öğrencilerimize laik ve bilimsel eğitim verme hakkımızı çaldılar” diyen Özbay şöyle devam etti: “Eğitimden liyakati, gencecik insanlardan hak ettikleri kadroları çaldılar. Ve şimdi bizim susmamızı bekliyorlar. Susmadık, susmuyoruz, susmayacağız. Devletin Anayasa gereği üstlendiği görevleri nitelikli biçimde yerine getirmeyen, getirmemekte kararlı davranan, bu nedenle ülkeyi paralel yapılanmaların arka bahçesi haline getirenlere, onları sözde sivil toplum olarak tanımlayıp ortaklık kuranlara karşı ayaktayız.”

RESMEN SOYULUYORUZ

Mitingde konuşan Birleşik Kamu İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım ise şunları söyledi:

''Birleşik Kamu İş Konfederasyonu olarak bu ülkenin zenginliğini, bu ülkenin üretenlerini,  bu ülkenin emekçilerinin ürettiği katma değeri, sadece 3-5 tane kendi yandaş müteahhitine, 3-5 çeteye peşkeş çekenlerden, bu zenginliği alacağız. Bu ülkenin halkına, gerçek hak ettiği kaynağın verilmesini masada, sokakta, her yerde sağlayacağız. Hep beraber soyuluyoruz. Biz emekçiler, alın terini verenler, çiftçiler, gerçek üreticiler, tarlada yıl boyunca üretim için tüm emeğini o tarlaya verenler, o toprağa gömenler, o ürünler çıktıktan sonra hepsini dökmek zorunda bırakanlar, ülkenin liyakatsız yöneticileri, plansız, programsız üretim planı yapamayanlar, köylüyü ezdirenler, çiftçiyi ezdirenler, emekliyi ezdirenler, işçiyi, memuru ezdirenlerden hesap soracağız."