Yıl 1964…
Günlerden 20 Şubat…
Bütçe görüşmelerinin yapıldığı Belediye Meclisi toplantısında ortam hayli gergin.
CHP’li Susurluk Belediye Başkanı Yusuf Akın’ın 750 lira olan maaşı, gündemin en önemli maddesi…
Adalet Partisi (AP) üyeleri, başkanın maaşının düşürülmesi gerektiğini savunuyorlar.
Meclis üyeleri arasında tansiyon yüksek...
Hararetli tartışmalarla devam eden görüşmelerin ardından oylamaya geçildi.
Oylama aşamasında meclis üyeleri arasındaki çekişmeler de gün yüzüne çıkmıştı.
Olay sadece maaş meselesi değil neredeyse bir güç gösterisi haline dönmüştü.
Dengeler bıçak sırtıydı…
Maaşın düşürülmesinin iyi olmayacağını düşünen AP’li Meclis üyeleri Ahmet Doğan, Ahmet Balaban ve Şeref Akyol mecliste aleyhte oy kullanmamak için toplantıyla katılmamışlardı.
Diğer yandan Adalet Partisi Meclis üyelerinden Basri Tüfekçioğlu, CHP’liler ile birlikte oy kullanmıştı.
Ama yine de;
10’a karşı 9 oyla Başkanın 750 lira olan maaşı 350 liraya düşürüldü.
Bu sonuç CHP’de deprem etkisi yarattı…
İlk olarak CHP Susurluk ilçe Başkanı Nihat Kosova’nın Belediye Avukatlığı görevine son verildi.
Asıl ilginç tepki şehrimiz tüccarlarından Ahmet Altunbaş’tan geldi.
Ahmet Altunbaş, belediye başkanının maaşının 350 liraya düşürülmesi üzerine AP Bütçe Komisyon Başkanı ve Sözcüsü Nedim Tuç eliyle Yusuf Akın’a 100 lira gönderdi.
Üstelik bu parayı her ay göndereceğini açıkladı.
Ahmet Altunbaş’ın Belediye Başkanı Yusuf Akın’a yaptığı bu destek, AP’li meclis üyelerine bir gönderme, bir tür ince dokunuş muydu?
Bilmiyorum.
Ama şunu biliyorum:
Siyasetteki güç mücadeleleri, partiler arası çekişmeler yıllar önce nasılsa bugün de öyle…
Belki tek eksik,
Siyasetin günümüzde düne göre böyle renkli göndermelerden, ince mizahtan yoksun olması…
Bugün siyaset sahnesi ne yazık ki daha sert bir üsluba teslim olmuş durumda…
İroniyle,
İncelikle yapılan eleştirilerin yerini hakaretler almış gibi görünüyor.
Siyasete biraz olsun espri anlayışı eklenebilse, belki tartışmalar daha yapıcı hale gelebilir.
Kim bilir, belki bir gün siyasetin o kaybolan güler yüzü, naif göndermeleri geri döner.
Ve belki o gün geldiğinde,
Ahmet Altunbaş gibi birileri yine siyaseti renklendiren incelikli bir dokunuş yapmayı hatırlar…Formun Altı