-ÖZEL HABER
Gazimağusa’da bir Ortaokulda 12 yaşındaki iki erkek öğrencinin başka bir erkek öğrenciye tecavüz etme girişimi iddiası ülkede infiale neden oldu. Okullarda yaşanan akran zorbalığı konusunu yeniden gündeme getiren vahim olayın ardından Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı Gündem Kıbrıs’a değerlendirmelerde bulundu.
Olayda adı geçenlerin hepsinin çocuk olduğunu, bu nedenle de konuya çok hassas yaklaşılması gerektiğini ifade eden Esendağlı, polisin titizlikle tahkikatını tamamlaması gerektiğine vurgu yaptı.
Hukuki süreç ve cezai yaptırımlarla da ilgili bilgi veren Esendağlı, “Ceza Yasasına göre, cezai yaptırımın olmadığı yaş 7’dir. 7'den büyük 12 yaşından küçük bir çocuğun ise suç teşkil eden bir fiil veya ihmali anlayabilecek kapasitede olması halinde bunun cezai karşılığı vardır” dedi.
Konuyu yasal açıdan değerlendiren Esendağlı, “Ceza yasasına göre 12 yaşından küçük bir erkeğin cinsi münasebette bulunma kapasitesi olmadığı varsayılır. Bu noktada söz konusu olayla ilgili olarak çocukların 12 yaşını doldurup doldurmadıkları cezai açıdan önemlidir. Yasa, fiili işlememesi gerektiğini bilme kapasitesini aramaktadır.Eğer bu çocuklar 12 yaşını doldurmuşsa cezai sorumlulukları bulunmaktadır. Polisin soruşturması sonrasında bir suç tespit edilirse Çocuk Mahkemesinde yargılanmaları gerekecektir” diye konuştu.
Esendağlı, olayda adı geçenlerin hepsinin çocuk olduğuna dikkat çekerek, Polis, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sosyal Hizmetler Dairesi’nin iddia edilen olayla ilgili devrede olması gerektiğini söyledi. Esendağlı, “Bu iddiada ismi geçenlerin hepsi çocuk. Sosyal Hizmetler devrede olmalı. Hem mağdur olana, hem de itham edilenlere hassasiyetle yaklaşılması ve konunun yargıya bırakılması gerekmektedir” dedi.
Esendağlı, “Okullarda akran zorbalığı ve türevlerinin yoğunlaşmakta olduğunu ve etkilerinin de vahim boyutlara doğru ilerlediğini gözlemliyoruz. Hükümet, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sosyal Hizmetler Dairesi’nin bunların ortaya çıkmasını engelleyici tedbirler üzerinde çalışması çok önemlidir. Polisin yapacağı tahkikat ve yargısal cezalandırma ile, bu olayın bireyler üzerinde yaratacağı etkileri silemez ve mağduriyetleri gideremezsiniz. Bu tür olayları engelleyici tedbirlerin ivedilikle alınması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.