Ülkede haksızlık her geçen gün derinleşirken, Adalet neredeyse yok denecek kadar tükenmişken, başta Temmuz AKYOL olmak üzere çoğu üniversiteli 301 gencimiz, çocuğumuz ailelerinin yanında geçirmesi gereken bayramı hücrede tutuklu olarak geçiriyorsa neyin bayramını kutluyoruz?
Olayın dini yönü tamamen apayrı. Ramazan Bayramı herkese kutlu olsun.
Ancak toplumsal açıdan bir bayramdan söz edemeyiz.
Solcusu sağcısı, kadını erkeği her kesimden insan yeter diyor, isyan ediyor.
Her kesimden insan daha da yoksullaşmakta...
Her kesimden insan adaletsizlikten daha çok etkilenmekte...
Her kesimden insan sosyal çürümenin etkisiyle her geçen gün daha fazla huzursuz olmakta...
Her kesimden insan eğitimin içinde bulunduğu çıkmazdan daha çok etkilenmekte...
Her kesimden insan sağlık sistemindeki bozuk düzenden daha çok zarar görmekte...
Her kesimden insan son süreçteki tutuklamaların hukuki olduğuna inanmıyor...
Ama çok az bir kitle her geçen gün daha çok varsıllaşıyor...
Çok az bir kitle bu bozuk düzenden daha fazla nemalanıyor...
Çok az bir kitle siyasal açıdan daha çok koltuğa sahip olmakta...
Çok az bir kitle eğitimin bozuk düzeninden kendine rant sağlamakta…
Çok az bir kitle, milyonlar dertli ve üzgünken gülüp eğlenebiliyor (!)
Çocuklar hapiste, halk yoksul, toplumun umudunu bağladığı siyasi liderler tutuklu, terör örgütü lideri meclise davet edilmekte, Harp Okulunu birincilikle bitirmiş teğmenler "Mustafa Kemal'in askeri olduğu için" ordudan ihraç edilmekte. Elin gavuru teknolojiyi geliştirmiş, uzaya çıkmış. Benim ülkemin insanı, dübürüme su kaçarsa oruç bozulur mu sorularıyla kaybolan geleceğini aramakta!
Haydi gelin şimdi bu toplumsal ortamda bayram kutlayın.
Bu çelişki yumağında bozuk düzene karşı direnen tüm sendikacı, işçi, siyasetçi, öğrenci, köylü, memur vatandaşlarımıza selam olsun…
Uyan Türkiye...
Namık Kemal AYDOĞAN
Sendikacı, Öğretmen