Jeoloji Mühendisleri Odası Kocaeli İl Temsilcisi Niyazi Temizkan, 22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Tüm su kaynak ve varlıklarımızı tüketmeye ve kirletmeye devam ediyoruz. Su kısıtlığı yaşayan ülkemizde, su varlığımızı koruyarak gelecek nesillere aktarmak durumundayız” uyarısında bulundu.
TEMEL İNSAN HAKKI
22 Mart Dünya Su Günü kapsamında TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Kocaeli İl Temsilcisi Niyazi Temizkan önemli açıklamalarda bulundu. Temizkan, tüm kurumlara ve vatandaşlara uyarılarda bulunarak şunları söyledi: “Birleşmiş Milletler, her insanın yeterli ve temiz suya erişimini temel insan hakkı olarak kabul etmiştir.
TEDBİRLER ALINMADI
Su kısıtlığı yaşayan ülkemizde ise denizlerimiz, kıyı alanlarımız, nehirlerimiz, derelerimiz, orman alanlarımız, vadilerimiz, dağlarımız, sulak alanlarımız gibi tüm kaynak ve varlıklarımızı tüketmeye ve kirletmeye devam ediyoruz. Küresel iklim değişikliği etkilerinin her gün arttığı ülkemizde, çok sayıda göl veya sulak alanımızın ya kamu idareleri ya da gerekli tedbirlerin zamanında alınmaması nedeniyle kurutularak yok edildi.
70’E YAKIN GÖL KURUDU
Bunun sonucunda son elli yılda 70’e yakın gölümüz kurudu. Nehirlerimiz sanayi, evsel ve tarımsal kirleticiler yüzünden kirletilerek tüketildi. Havzalardaki yeraltı su kaynaklarımız da hızla kirlenmeye doğru gidiyor. Birçok nehir, çay veya akar dere üzerinde inşa edilen 1000 günde 1000 gölet ve HES’ler nedeniyle bu kaynaklarımız yok edildi.
MÜSİLAJ ORTAYA ÇIKTI
Marmara Denizi ve çevresinde yürütülen yanlış yerleşme, tarım, kentleşme, konut ve sanayi politikası sonucunda ortaya çıkan evsel, endüstriyel ve tarımsal pestisitlerden kaynaklı kirletici ve atıkların Marmara Denizi’ne boca edilmesi nedeniyle, denizde canlı yaşamının hızla yok olmasına neden olan müsilaj sorunu ortaya çıktı.
TURİSTİK ALANLAR BETONA GÖMÜLDÜ
Ülkemizde, özel çevre koruma veya kesin korunacak hassas alan statüsünde bulunan sulak alanlar, göller, deltalar gibi alanlar üzerine hidrolik, güneş ve rüzgar enerji santralleri yapıldı. Böylece elde kalan son sulak alanların da yok edilmesinin önü açıldı. Turistik alanlar beton lobisinin istemleri çerçevesinde imar rantı ve talana açıldı. Birçok havzada kaçak kuyularla yeraltı sularımızın hızla tüketildiği, yanlış tarım politikaları, sanayi ve evsel kirleticilerle bu suların mahvedildiği görülmektedir. Sonuç olarak su kısıtlığı yaşayan ülkemizde, su kaynaklarımıza daha fazla sahip çıkma, su varlığımızı koruyarak gelecek nesillere aktarmak durumundayız.”