HABER MERKEZİ
Okulda, işte, sokakta, metroda, toplantıda, konserde, partide, mecliste, törende bu ülkenin yarısı olmaz.
Ülkede sanki tek cinsiyet vardır, diğerleri sembolik yer alır. Kadınlar sessizce doğar, büyür, yaşar ve ölürler. Yıllarca iğneyle kuyu kazarak kazanılan son 20 yılda tırpanlanarak küçültüldü. Yok sayıldılar, şiddet gördüler, katledildiler. Yoksulluğun ağırlığıyla ezildiler.
Tüm bunlara karşın kadınlar iğneyle kuyu kazmaya devam etti, hiç yılmadı. 8 Mart’larda 25 Kasımlar’da kendilerine adeta yasak edilen sokaklardan vazgeçmediler. Bazen gözle görülmez bir şeyler birikir. Mücadele birikimi de böyle bir şey sanırım. Şimdi tüm bunların sonunda bugün Beyazıt’ta Saraçhane’de Beşiktaş’ta ya da Güven Park’ta tam olması gerektiği gibi yarısı kadın. Sabah kampüsten çıkıp caddeleri aşıyor meydanları dolduruyorlar. Evden çıkıp mahalledeki yürüyüşe katılıyorlar. Üniversitelisi, işsizi, emeklisi, kadınlar yan yana omuz omuza.
ODTÜ Gıda Mühendisliği öğrencisi Zeynep’e sordum; “Kadınlar yıllardır biriktirdiklerini mi şimdi alanlara döküyorlar?” O da özetledi: “Önce şunu söyleyeyim bir haftadır sokakta olan topluluğun tek bir dünya görüşü yok. Ama buluştukları ortak bir zeminlerdi var
Sokaktaki bu hareketli kitle dünyaya bakışları, görüşleri farklı insanların ortak bir zeminde buluştu. Tek adam rejimine karşı bir ortaklık bu. Ve evet politik alanda hep azınlıkta olan kadınlar bu kez eşit sayıda. Yıllardır baskı, şiddet, cinayetler, tarikatların cemaatlerin tuzakları, eğitim hepsi kadınları adeta yok etme politikasına döndü. Genç kadınlar için sokaklar güvensiz hale geldi. Ama tüm bunlara karşın kadınlar mücadeleden hiç vazgeçmedi. Farklı kesimlerden de olsalar, sorunları ortaktı. Yıllardır 8 Mart’larda, 25 Kasım’larda asla geri atmayan kadınların mücadelesinin toplamı bu. Yılar içine kadınlar yan yana durmanın gücünü keşfetti. Tüm bunlar bugünkü adımları besledi. Bugün CHP laiklik diyorsa yıllardır yükseltilen sesin de etkisidir.”
DİPLOMALI YA DA DİPLOMASIZ SORUNUMUZ AYNI
Zeynep diplomalı ya da diplomasız kadınların yaşadığı sorunların benzer olduğunu savunarak şöyle devam ediyor sözlerine: Kadınlar önce çocuk, sonra yaşlıların bakım sorumluluğunu üstleniyor. Diplomalı da olsa üstleniyor. Çalışsa erkeklerin yarısı kadar para kazanıyor. Tüm bu eşitsizliklerin yanında bir de hak hukukun tanınmadığı bir ortam hepsinden ağır oluyor. Kadınların artık sokaktan vazgeçmeleri mümkün değil.”
YAN YANA OLDUĞUMUZDA GÜVENDEYİZ
Sonra sözü İstanbul Üniversitesi’nden Sude’ye veriyoruz: Bu yılı ‘aile yılı’ ilan ettiler. Ama bizim için direniş yılı oldu. Kadınlar yan yana geldi. Birbirimizin sıkıntılarını tanıyoruz. Şimdi sokaktayız ve birçok kadın için yan yana durup sokakta olmak evde olmaktan daha güvenli.”