Kadın Sağlığında Sessiz Tehlike: Jinekolojik Kanserlerde Erken Teşhis Şart

Kadın sağlığını tehdit eden en ciddi hastalıklardan biri olan jinekolojik kanserler, çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor ve geç teşhis durumunda hayati risk taşıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanserlerinin erken teşhisle büyük oranda tedavi edilebildiğini belirterek, düzenli jinekolojik kontrollerin önemine dikkat çekiyor.

“Kadın hastalıklarında en büyük tehlike, sessiz seyreden kanser türleridir. Şikâyet olmadıkça kontrole gidilmemesi, hastalıkların geç fark edilmesine neden oluyor. Oysa düzenli muayeneler sayesinde pek çok jinekolojik kanser erken evrede yakalanabilir ve tamamen tedavi edilebilir,” diyen Op. Dr. Şen, her kadının yılda en az bir kez doktor kontrolünden geçmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’de Jinekolojik Kanser Görülme Sıklığı

2020 yılı GLOBOCAN verilerine göre Türkiye’de en sık görülen jinekolojik kanser türü rahim (endometrium) kanseri olarak öne çıkıyor. Rahim ağzı (serviks) kanseri ise 10. sırada yer alıyor. Serviks kanseri, HPV tarama programları sayesinde dünya ortalamasına kıyasla Türkiye’de daha düşük oranda görülüyor. Ancak yumurtalık kanseri hâlâ teşhisi en geç yapılan ve en ölümcül seyreden kadın kanserlerinden biri.

En Sık Görülen Jinekolojik Kanserlerin Nedenleri

Op. Dr. Şen, farklı jinekolojik kanser türlerinin farklı risk faktörleri barındırdığını belirtiyor:

  • Rahim Kanseri: Menopoz sonrası görülme sıklığı artan bu kanser türü; obezite, yüksek östrojen düzeyi, erken adet görme ve geç menopoza girme gibi nedenlerle ortaya çıkabiliyor.

  • Rahim Ağzı Kanseri: En büyük nedeni HPV enfeksiyonu. Buna ek olarak sigara kullanımı, erken yaşta cinsel ilişki ve zayıf bağışıklık sistemi de risk faktörleri arasında.

  • Yumurtalık Kanseri: Genetik yatkınlık en belirgin neden. BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonlarına sahip kadınlarda bu kansere yakalanma riski %40-60 oranında artıyor.

Korunma Yolları: Sağlıklı Yaşam ve Düzenli Kontrol

Kadınların bu tür kanserlerden korunmak için alabileceği basit ama etkili önlemler olduğunu vurgulayan Dr. Şen, şu tavsiyelerde bulundu:

  • Rutin Jinekolojik Muayene: Cinsel yaşama başlayan her kadının yılda en az bir kez doktora gitmesi gerekir. 21 yaşından itibaren smear testi, 30 yaşından sonra HPV testi ihmal edilmemelidir.

  • HPV Aşısı: Serviks kanserlerinin %99’undan HPV sorumludur. Aşı 9-26 yaş arasında önerilse de, 45 yaşına kadar ve hatta sonrasında da koruyuculuk sağlayabilir.

  • Sağlıklı Beslenme ve Egzersiz: Özellikle östrojen bağımlı kanser türlerinden korunmak için ideal kilo önemlidir.

  • Sigara ve Alkolü Bırakmak: Sigara başta rahim ağzı kanseri olmak üzere birçok kansere neden olabilir.

Tarama Programlarına Katılım Artmalı

Türkiye’de 30-65 yaş arası kadınlara her 5 yılda bir ücretsiz HPV + smear testi sunuluyor. Ancak, kadınların büyük bir kısmı bu testlerden habersiz ya da ihmal ediyor. Dr. Şen, farkındalık kampanyaları ve mobil sağlık hizmetleri ile daha fazla kadına ulaşılması gerektiğini söyledi.

Gerçek Bir Vaka: Sessiz Gelen Tehlike

“34 yaşındaki bir hastam sadece adet düzensizliği şikâyetiyle geldi. Fiziksel muayenede olağandışı bir bulgu yoktu ama içgüdümle smear testi yaptım. Sonuç: erken evre rahim ağzı kanseri. Hızlıca tedaviye başladık, şimdi tamamen sağlıklı. Eğer o kontrol yapılmasaydı, hastalık ilerleyecek ve hayatını tehdit edecekti,” diyerek yaşadığı örnek vakayı paylaştı.

Son Mesaj: Belirti Yoksa Bile Kontrole Gidin

Kadınların, herhangi bir şikâyeti olmasa dahi yılda bir kez jinekolojik muayene yaptırması gerektiğini hatırlatan Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, “Kadınlar için en büyük güç, erken teşhistir. Unutmayın, düzenli tarama hayat kurtarır,” ifadelerini kullandı.