Danimarka’da başlayan ve bugün 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren İnsan Kütüphanesi (Human Library), klasik kitap ödünç alma anlayışını kökten değiştiriyor. Bu kütüphanelerde fiziksel kitaplar yerine insanlar ödünç alınıyor ve okuyucular, 30 dakika boyunca onların hayat hikayesini dinleme fırsatı buluyor. Projenin temel amacı, bireylerin önyargılarını sorgulamalarına ve empati yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olmak.
Bir Kitabı Kapağına Göre Yargılama
Her “kitap” yani birey, toplumda önyargıya maruz kalan bir grubu temsil ediyor. Örneğin:
"İşsiz"
"Mülteci"
"Bipolar"
"Engelli"
Katılımcılar, seçtikleri insan kitabıyla birebir oturup onların hikayesini dinleyebiliyor. Sohbet sırasında herhangi bir soru sorulabiliyor, böylece toplumun farklı kesimleri arasında bir diyalog ve anlayış gelişiyor.
İnsan Kütüphanesi Nasıl Ortaya Çıktı?
Bu sıra dışı proje, 2000 yılında Danimarka’nın Kopenhag şehrinde Ronni Abergel ve ekibi tarafından başlatıldı. Başlangıçta bir gençlik organizasyonunun parçası olarak tasarlanan proje, kısa sürede küresel bir harekete dönüştü. Bugün dünyanın birçok ülkesinde kütüphaneler, festivaller ve etkinlikler aracılığıyla İnsan Kütüphanesi uygulamaları yapılıyor.
Önyargılarla Yüzleşmek ve Empati Kurmak
İnsan Kütüphanesi, toplumun farklı kesimleri arasındaki önyargıları kırmak için en etkili yöntemlerden biri olarak kabul ediliyor. Çünkü insanlar, günlük hayatta genellikle kendi çevreleriyle sınırlı kalıyor ve farklı geçmişlerden gelen bireylerle derinlemesine sohbet etme fırsatı bulamıyorlar. Ancak bu tür diyaloglar, karşılıklı anlayışı artırarak önyargıların yıkılmasına yardımcı oluyor.
Bu projeye katılanlar, bir insanın hikayesini dinledikten sonra onun sadece etiketlerden ibaret olmadığını fark ediyor. Böylece “kitabı kapağına göre yargılamanın” ne kadar yanlış olduğu gerçeğiyle yüzleşiyorlar.
İnsan Kütüphanesi Türkiye’de Var mı?
İnsan Kütüphanesi uygulamaları Türkiye’de de zaman zaman çeşitli etkinliklerde yer alıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde düzenlenen kültürel etkinlikler ve festivallerde İnsan Kütüphanesi’ne rastlamak mümkün. Ancak düzenli ve resmi bir kütüphane formatında olup olmadığı değişkenlik gösterebiliyor.
Daha Anlayışlı Bir Dünya Mümkün mü?
İnsan Kütüphanesi, basit ama etkili bir fikirle toplumsal farkındalık yaratıyor. Önyargıları kırmak için en iyi yöntemlerden biri olan diyalog, bu proje sayesinde somut bir hale geliyor. İnsanların birbirini daha iyi anlaması ve kabul etmesi için bu tür projelerin yaygınlaşması büyük önem taşıyor.
Eğer bir gün İnsan Kütüphanesi’ne denk gelirseniz, bir insanı ödünç almayı ve onun hikayesini dinlemeyi deneyin. Belki de dünyaya bakış açınız tamamen değişir.