“Ülkemizde sanat yaparak para kazanmak kolay değil”

ARTAnkara Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı'na ilk kez katılan heykeltıraş Yasemin Yılmaz Bezci, sanat yolculuğunu, ekonomik zorlukları ve yeni projelerini Sonsöz’e anlattı.

EBRU APALAK

Sanat, her sanatçının kendini ifade ettiği farklı bir yol sunar; Yasemin Yılmaz Bezci için ise bu yol, heykel sanatının dokunsal ve üç boyutlu dünyasında şekilleniyor. 11-19 Nisan 2025 tarihlerinde düzenlenecek 7. Köy Enstitüleri Sergisi’ne katılmaya hazırlanan Bezci’yle resimden heykele uzanan yolculuğunu, malzemenin eser üzerindeki etkilerini ve Türkiye'de sanatçı olmanın zorluklarını konuştuk.

- Heykel sanatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

- Yasemin Yılmaz Bezci: Güzel sanatlara girmeden önce resim kursuna gitmiştim. Resim kursuna başladığımda hocam elime kil verdi ve onunla bir şeyler yapmamı istedi. Onu yaparken inanılmaz keyif aldım. Resim yapmak da gerçekten çok güzel. Ama kile dokunup, onu üç boyutlu olarak hissetmenin hazzının daha büyük olduğunu keşfettim. Sonra ‘Heykel okumaya karar verdim hocam’ deyip, sınavlar için çalışmalarıma heykel üzerinden devam ettim.

“MALZEMEYE HEYKELİN KENDİSİ KARAR VERİYOR”

- Çalışmalarınızda hangi malzemeleri kullanmayı tercih ediyorsunuz ve bu malzemeler, eserlerinizin anlatısını nasıl şekillendiriyor?

- Yasemin Yılmaz Bezci: Yaptığınız her heykelin mutlaka kendini ifade ettiği bir malzeme var. Aslında yaparken malzeme sizi buluyor. Bir heykel yapmaya karar verdiğinizde, hangi malzemeyle çalışmanız gerektiğine heykelin kendisi karar veriyor.

- Son dönemde artan malzeme fiyatları sanat üretiminizi nasıl etkiledi?

- Yasemin Yılmaz Bezci: Hepimizi fazlasıyla etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Şu anda ağırlıklı olarak kil ile çalışıyorum. Mesela mermer kısmına çok giremiyorum. Onun fiyatları arttı. Aynı şekilde metal de öyle, oldukça pahalı.

“HEYKELİN SERGİLENDİĞİ MEKÂNLA KURDUĞU İLİŞKİ ÖNEMLİ”

- Heykel sanatında mekânın rolü sizin için ne kadar önemli? Eserlerinizin sergilendiği alanlar izleyiciyle nasıl bir ilişki kuruyor ya da kurdukları ilişki nasıl değiştiriyor?

- Yasemin Yılmaz Bezci: Henüz kişisel bir sergi açmadım. Önceki yıllarda okullarla ve karma sergiler düzleminde çalışmalar yaptım. Heykelin sergilendiği mekânla kurduğu ilişki oldukça önemli. Eserlerin sergilendiği mekânın, izleyicinin algısını bozmadan eseri deneyimlemesine imkân tanıması gerektiğini düşünüyorum. Kişiyle heykel arasındaki iletişimi bozmayacak bir yer olması gerekiyor.

- Türkiye'de heykel sanatına bakışı ve ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Genç sanatçılar için bu alandaki imkânlar ve zorluklar neler?

- Yasemin Yılmaz Bezci: Oldukça zor. Genç sanatçıların birçok kaygısı var. Mesleği yapmak istiyorlar ama sürekli olarak nasıl para kazanacaklarını düşünüyorlar. Kaygılarından dolayı da pek yönelmemeye çalışıyorlar. Aileler bile onları 'Bunu hobi olarak yap. Önce başka bir meslek edin, sonra sanatla ilgilenirsin' diyerek yönlendiriyor. Türkiye'de ekonomik sıkıntılar çok fazla olduğu için bir yerde haklılar. Ülkemizde sanat yaparak para kazanmak çok kolay bir şey değil.

“BİREYSEL Mİ GÖRÜYORUZ, YOKSA TOPLUMSAL MI?”

- Üzerinde çalıştığınız, hayata geçirmeyi planladığınız projeler var?

- Yasemin Yılmaz Bezci: Bu sene içinde bir kişisel sergi açmayı düşünüyorum. Görme pratikleri üzerine derinlemesine düşünmeye başladım. Nasıl görüyoruz? Gördüğümüzü mü sanıyoruz, gerçekten görüyor muyuz? Bireysel mi görüyoruz, yoksa toplumsal mı? Gördüğümüz şeyi algılayış biçimimiz ‘Toplumsal mı, bireysel mi?’ sorusu üzerine yola çıktım. Bu bağlamda hem resim hem de heykel çalışmaları yapıyorum. İleride onları sergilemek istiyorum.

- Heykel sanatında kendinizi ve eserlerinizi hangi noktaya taşımak istiyorsunuz?

- Yasemin Yılmaz Bezci: Eserlerimi sergileyebildiğim ve kendimi ifade edebildiğim bir alan benim için yeterli. Bir piramidin en tepesine çıkacağım gibi bir bakış açım yok. Hayatta sadece yol alıyorum. O yolu alırken de kendimi ve toplumu anlattığım işler yapmak istiyorum.

YASEMİN YILMAZ BEZCİ KİMDİR?

Ankara’da doğan Yasemin Yılmaz Bezci, Ankara Ticaret lisesi Muhasebe Bölümü’nden mezun oldu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümünde okudu.  

Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nü 2011 yılında birincilikle tamamladı.

YUTT Sanat Atölyesi’nin kurucularından Ufuk Bezci ile birlikte yaklaşık 11 yıl resim ve heykel öğrencileriyle atölye çalışmaları yaptı. Öğrencileri lise ve üniversitelerin Güzel Sanatlar bölümlerine hazırladı.

“Edebiyatçılar Serisi Mini Büst” olarak adlandırdığı 11 edebiyatçının yer aldığı heykel serisini hazırladı.

Öğrencilik yıllarında kadın, cinsiyet ve kadının toplumdaki yeri üzerine tartışmalar sonucu ürettiği heykelleriyle karma sergilere katıldı.

Uşak Belediyesi’nin 2010’da düzenlediği Cumhuriyet’in Aydınlığında Sanat Festivali’ne heykeltıraş olarak katıldı.

2024’te Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın düzenlediği 6. Köy Enstitüleri Sergisi’nde heykeltıraş olarak yer aldı.

Tiyatro oyunları için dekor, kostüm ve afiş tasarımları yaptı.