İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun emniyette verdiği ifade ortaya çıktı: Çoğunlukla "Bu soruyu muhatap almıyorum. Tüm isnatları şiddetle reddederim" cevabını verdi
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında verdiği 121 sayfalık ifadeye ulaşıldı. Tam 3 saat 40 dakika süren sorgu boyunca İmamoğlu’nun birçok soruya yanıt vermemesi ve “Bu soruyu muhatap almıyorum. Tüm isnatları şiddetle reddederim” demesi dikkat çekti.
Dosyada 99 Şüpheli, 7 Suç Başlığı, Tonlarca İddia
Soruşturma, sadece İmamoğlu'nu değil, aralarında belediye bürokratları ve özel şirket yöneticilerinin de bulunduğu 99 kişiyi kapsıyor. Dosyada yöneltilen suçlamalar ise:
- Suç örgütü yöneticiliği
- Suç örgütüne üyelik
- İrtikap (kamu görevlisinin görevi kötüye kullanması)
- Rüşvet
- Nitelikli dolandırıcılık
- Kişisel verilerin yasa dışı kullanımı
- İhaleye fesat karıştırma
İmamoğlu, kendisine yöneltilen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma teklifini, “Hiçbir suç işlemediğim için böyle bir şeyi kabul etmiyorum” diyerek reddetti.
Üzerine kayıtlı telefonlar hakkında bilgisi sorulan İmamoğlu, 2 hat kullandığını, yoğunluktan dolayı bu hatlarla çalışanlarının ilgilendiğini aktardı. İmamoğlu, adına düzenlenmiş vekaletname bulunup, bulunmadığına ilişkin, iş yoğunluğu nedeniyle, vekillerinde vekaletnamenin mevcut olduğunu belirtti.
“Bu Soru Bile Sorulmamalıydı” Diyerek Başladı
Sorguya, siyasi mesajlarla başlayan İmamoğlu, kendisine gösterilen şüpheli fotoğrafları sonrası şunları söyledi:
“Burada bulunmamın yegane sebebi, bana karşı yıllardır sürdürülen bir siyasi mücadele biçimidir. Bu, halkın iradesine dönük bir yargı tacizidir. Bu açıklamayı yapmak zaruretimdir.”
İmamoğlu, ilerleyen tüm sorulara neredeyse aynı cümleyle karşılık verdi: “Bu soruyu muhatap almıyorum. Tüm isnatları şiddetle reddederim.”
İhaleler Masada: İSPARK, KİPTAŞ ve Kültür AŞ Üzerinden Yüz Milyonlarca Liralık Zarar İddiası
Dosyada, İBB'nin önemli iştirakleri olan İSPARK, Kültür AŞ ve KİPTAŞ üzerinden yapılan yedi ayrı ihale gündeme geldi. Polisin iddiasına göre bu ihalelerle kamu yüz milyonlarca lira zarara uğratıldı. Ancak İmamoğlu, bu sorulara da tepki gösterdi:
“İsnatların tamamını reddediyorum. Bu bir kumpasın parçasıdır.”
"Geçmiş tüm belediye başkanlığı yapmış olan şahıslar başkan olduğu dönemlerde benim gibi ne ihalelere katılır, ne de ihalelere imza atar ne de sonuçlarını takip etmeye vakti vardır"
İBB Başkanı İmamoğlu’na, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ürün/hizmet alımı veya satımı amacıyla gerçekleştirilen ihalelere katılıp, katılmadığı ile katıldıysa hangi unvanlarda katıldığı soruldu.
İmamoğlu, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve geçmişteki belediye başkanları rahmetli Kadir Topbaş, Ali Müfit Gürtuna ve Recep Tayyip Erdoğan dahil geçmiş tüm belediye başkanlığı yapmış olan şahıslar başkan olduğu dönemlerde benim gibi ne ihalelere katılır, ne de ihalelere imza atar ne de sonuçlarını takip etmeye vakti vardır" diye yanıtladı.
MASAK Raporlarına Sessizlik: “İbraz Edilmedi, Yorumsuzum”
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları üzerinden yürütülen sorgulama bölümünde İmamoğlu, kendisine yöneltilen maddi ilişkiler, şirket bağlantıları ve para trafiği hakkında şunları söyledi:
“Rapor tarafıma sunulmamıştır. Ancak bahsi geçen satış, ailemize ait İmamoğlu İnşaat’a aittir. Belediye başkanı olduktan sonra imza yetkim yoktur. Profesyonelce yönetilen bir şirkettir. Yasal merciler nezdinde tüm belgeler mevcuttur.”
Kişisel Veriler, “İstanbul Senin” ve Reklam Gelirleri
İBB’nin “İstanbul Senin” adlı uygulaması üzerinden kişisel verilerin reklam şirketlerine satıldığı ve bunun karşılığında 5-6 kat kazanç elde edildiği iddiası da dosyada yer aldı. İmamoğlu’nun savunması şöyleydi:
“Uygulama 6 milyon kişi tarafından indirildi. Teknik detayları bilmiyorum. Resmi bir yazıyla sorulsaydı, birimlerimiz yanıt verirdi.”
Tanık Beyanlarında Bomba İddialar: Para Toplayanlar, Rüşvet Dağıtımı, Kurultay Operasyonu
Dosyanın en çarpıcı bölümlerinden biri ise gizli tanık ifadeleri. Tanık “Meşe” ve “Çınar”ın ifadelerinde şunlar yer alıyor:
‘Meşe’ kod adıyla ifade veren gizli tanık, "İşin finans kaynağının bir kısmı BİMTAŞ üzerinden sağlandı. BİMTAŞ’a İPA (İstanbul Planlama Ajans) finanse ettirildi. Hem İmamoğlu’nun, Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz’a toplattırdığı paralar, hem de BİMTAŞ’ın İPA’ ya yaptığı finansman delegelere dağıtıldı. Bu şekilde kurultayda istediği gibi sonuç aldılar. Advercity isimli bir firma vardır. Belediye’nin açık hava reklamcılığını yapar. Bu firma Murat Kapgir ve Hüseyin Köksal adına kayıtlıdır. Hüseyin Köksal Ekrem İmamoğlu’nun kasalarından biridir. Hatta kamuoyuna CHP’de para kuleleri şeklinde yansıyan ve İl Başkanlığı binası alımı sürecinde adı gündeme gelmiştir. Şoförü de görüntülerde yer almaktadır. İmamoğlu’nun emanetçisidir’ şeklinde beyanda bulundu.
"Fatih Keleş, Ekrem İmamoğlu’nun kasalarından biridir"
‘Çınar’ kod adlı gizli tanık ise ifadesinde, "Fatih Keleş, Ekrem İmamoğlu’nun kasalarından biridir. Rüşvet ya da komisyon adı altında paraları toplar. Bunun örneği basına yansıdı. İl Başkanlığı binasının alım sürecinde paraları toplayan kişidir. Toplanın paralar bağış değildir. Bağış kılıfı uydurulmuştur. Hüseyin Köksal’ın da adı bu olayda geçti. Emrah ile yakın olan kişilerdendir. Açık hava reklam işlerin kendisine verildi. Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı hakkında çoğu şeyi bilebilecek kişi, Ongun’un şoförü Kadir Öztürk’tür. Emrah’ın tüm adreslerini bilir" diye konuştu.
- Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz’ın para trafiğini yönettiği,
- KİPTAŞ ihalelerinin dağıtıldığı,
- Delegelere para dağıtıldığı,
- Kurultayda CHP içi sonuçların bu şekilde manipüle edildiği,
- BİMTAŞ ve İPA üzerinden finans sağlandığı.
İmamoğlu ise tüm bu beyanlara tek cümleyle karşılık verdi:
“Bu soruyu muhatap almıyorum. Tüm isnatları şiddetle reddederim.”
415 Milyon TL’lik Reklam İhalesi, 2.5 Milyar TL Kamu Zararına Dönüştü mü?
Dosyadaki en büyük maddi suçlama, İBB’ye ait açık hava reklam alanlarının usulsüz kullanımıyla ilgili.
Soruşturma dosyasına göre:
- Billboard sayısı azaltıldı.
- Kira getirisi yüksek dev panolar arttırıldı.
- Sözleşmeler keyfi şekilde değiştirildi.
- Bu süreçte 415 milyon TL haksız kazanç sağlandı.
- Devam eden sözleşme sonucu zarar 2.5 milyar TL’ye ulaşacak.
İmamoğlu bu iddialara da aynı yanıtı verdi.
Beylikdüzü’ne Dönüş: “Sehven” Ödeme İddiası
İfade sürecinde İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine de gidildi. 2016 yılında 12 günlük bir ihalede, hiçbir iş yapılmadan 1 milyon TL ödeme yapıldığı, şirketin de adını değiştirerek faaliyetlerine devam ettiği iddia edildi.
İmamoğlu bu iddiayı da şu sözlerle reddetti: “Bu soruyu muhatap almıyorum. Tüm isnatları şiddetle reddederim.”