Halk iktidarı…

İzlenen ekonomik programlar nedeniyle yoksullaşan halk çaresiz. Bu programlar sonucunda işsizliğin yüzde 20’lere ulaştığı söyleniyor. İşsizlerin önemli bir kısmını üniversite diploması olanlar oluştururken işi olanlar da asgari ücrete mahkum edilmiş durumda.

86 milyonluk ülkemizin yüzde 26’sını borç takibinde olduğu belirtiliyor.

Ülkemiz ekonomisinin dolara bağımlılığı nedeniyle döviz girişinin gerçekleşmesi için ülkemiz toprakları yerli ve yabancı maden şirketlerine sonuna kadar açılmış durumda.

Trabzon’un yüzde 64’ü, Gümüşhane’nin yüzde 90’sı, Giresun’un yüzde 74’unun maden arama sahası olarak belirlendiği ifade ediliyor. Eğer bu iddialar gerçekleşirse Güney Afrika’nın kaybolan şehirlerine onlarca şehir ülkemizden de oraya eklenecek.

ABD Başkanı Trump, Ukrayna madenlerini Ortadoğu’daki doğalgaz sahalarını zorla el koymak iddialarını gerçekleştirirken biz onları topraklarımıza gönüllü olarak davet ediyoruz.

Adalet konusunda da tartışmalar giderek büyüyor. Türkiye halkının sorunlarına çözmeye yönelik akıllarda kalacak somut öneriler sunulmazken iktidar olma konusundaki iştah ve bu uygulamalar şaşırmaya devam ediyor.

Her anlayışın kendi iktidarına oynadığı halkın iktidarının ise zamana ve iyi niyetlere bırakıldığı yaklaşımı kabullendirilmeye çalışıyor.

Cumartesi günü Trabzon’da emek ve demokrasi güçleri olarak Maraş Caddesinden yürüyecek Meydan Parkı’nda basın açıklaması yapacağız.

Bu etkinlikte halk konuşsun istiyoruz. Herkes yaşadığı sorunları toplum ve kamuoyuyla paylaşasın istiyoruz. Halk adına siyaset yapmanın yerini halkın bizzat kendisi alsın istiyoruz.

Sosyalistler olarak Sovyet deneyiminden çıkardığımız sonuçların gereği olarak bizzat halkın konuşmasına dair çabalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Keşke Sovyetler Birliği deneyiminde bu uygumalar gerçekleştirilseydi de dünya bugünkü duruma gelmeseydi diye hayıflanıyoruz.

Emperyalist-kapitalist sistemin bıçağının iki tarafının da kestiği bir dönemi yaşıyoruz.

Bir bakıyorsun Kanada izim diyebiliyor.

Bir bakıyorsun Panama Kanalı bizim diyebiliyor.

Bir bakıyorsun Danimarka’dan Grönland Adasını peynir ekmek ister gibi istiyor.

Ortadoğu’da Filistinlilere reva görülen zülüm sürürken Türkiye için hangi planların yapıldığı bilinemiyor.

Halk iktidarı diye başlayıp emperyalist kapitalist şirketlerin iktidarı ile tükenen bir yazı…