Ondokuz Mayıs Üniversitesi (ÖMÜ) Kenevir Araştırmaları Enstitüsünce "Kenevirde Güncel Yaklaşımlar" sempozyumu gerçekleştirildi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (ÖMÜ) Kenevir Araştırmaları Enstitüsünce "Kenevirde Güncel Yaklaşımlar" sempozyumu gerçekleştirildi.
OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen panelde, kenevirin insanlık tarihinin en eski tarımsal bitkilerinden biri olduğunu söyledi.
Kenevirin birçok alanda kullanıldığını aktaran Kurnaz, "Özellikle medikal alanda kenevirin tedavi edici etkileri üzerine yapılan çalışmalar, umut verici sonuçlar ortaya koymaktadır. Son 5 yılda yalnızca tıbbi kenevirle ilgili olarak PubMed verileri dikkate alındığında 7 bin 500'ün üzerinde bilimsel makale yayımlandığı görülmektedir. Bu rakam, kenevirin medikal araştırmalar açısından ne kadar büyük bir ilgi gördüğünü ve sağlık sektöründe önemli bir yer edinmeye başladığını göstermektedir." dedi.
Kurnaz, endüstriyel kenevirin yaklaşık 25 bin farklı ürünün üretiminde kullanıldığına ve küresel pazar büyüklüğünün her geçen yıl arttığına dikkati çekerek, "2022 yılı itibarıyla kenevir sektörünün dünyadaki piyasa değeri yaklaşık 7,55 milyar dolar iken, 2030 yılında bu değerin 10 kat artması ve ortalama 75 milyar dolara ulaşması beklenmektedir. Günümüzde sadece ekonomik potansiyeli değil, aynı zamanda sürdürülebilir üretim modellerine katkısı ve çevre dostu özelliklerinin olması nedeniyle kenevirin ekolojik dengeyi koruma noktasında geleneksel lifli bitkilere kıyasla daha stratejik bir alternatif hale gelmiştir." ifadelerini kullandı.
Kenevirin stratejik bir ürün olduğunun altını çizen Kurnaz, şunları kaydetti:
"20. yüzyılın başında kenevir üretimi tüm dünyada düşme eğilimi gösterirmiş ve ülkemiz de bu durumdan olumsuz etkilenmiştir. Buna karşın 2000'li yıllardan itibaren Vezirköprü tüm Türkiye'nin kenevir tohumunun korunmasına öncülük etmiştir. Hızla gelişen bilimsel ve endüstriyel gelişmelere uyum sağlayan, yenilikçi ve çözüm odaklı bir üniversite olarak Ondokuz Mayıs Üniversitesi, bu alandaki gelişmeleri yakından takip etmiştir. Enstitümüz, endüstriyel kenevirin tarımsal, çevresel ve ekonomik potansiyelini bütüncül bir yaklaşımla ele almakta, disiplinler arası AR‑GE projeleriyle sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamaktadır. Bilimsel mükemmeliyet, yenilikçilik ve güçlü kamu-özel sektör işbirlikleri temelinde enstitümüzde yürütülen çalışmaların, Türkiye'yi küresel kenevir ekosisteminde önemli bir konuma taşıyacağına inancımız tamdır."
OMÜ Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç ise kenevirin kadim bir bitki olduğunu belirterek, "Son 10 yılda ülkeler kenevir ile ilgili yasalarını ve mevzuatlarını değiştirmek suretiyle kenevir tarımını artırmaya ve sanayisini geliştirmeye çalışmaktadırlar." ifadesini kullandı.
OMÜ'nün kenevir üzerine çalışmalarına 1992 yılında bir doktora tezi ile başladığını aktaran Aytaç, üniversitenin bu alandaki küresel gelişmeleri yakından takip ettiğini ifade etti.
Aytaç, 2019 yılında kurulan Kenevir Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, tarım ve ıslah, gıda, yem ve ilaç, sanayi ve pazarlama olmak üzere üç ana bilim alanında çalışmalar yürütüldüğünün bilgisini vererek, araştırmalarda hem üniversite bünyesindeki akademisyenlerin hem de Samsun ve Türkiye genelindeki paydaşların yer aldığını kaydetti.
Konuşmaların ardından Amerika Birleşik Devletleri Oregon Üniversitesi Kenevir İnovasyon Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Wu Zhaohui da endüstriyel kenevir ile ilgili sunum yaptı. OMÜ ve Oregon Üniversitesindeki akademisyenler ise kenevirin ıslahı, hayvan beslenmesinde kullanımı gibi konularda katılımcıları bilgilendirdi.
Çeşitli ülkelerden akademisyenlerin katıldığı programda, kenevirden yapılan elbise ve kozmetik ürünler katılımcıların beğenisine sunuldu.