Ferhat Yıldırım: Bilirkişiler Hedef Gösterilemez

Gazeteci-Yazar, Danışman ve Adalet Bakanlığı Uzman Bilirkişi Ferhat Yıldırım, son dönemde bilirkişilere yönelik artan baskılara ve hedef göstermelere sosyal medya  platformu X üzerinden yaptığı paylaşımla sert tepki gösterdi.

Ferhat Yıldırım, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Bilirkişileri siyasi ve medya eliyle hedef göstermek, yargıya doğrudan müdahaledir! Adaletin temel taşlarından biri olan bilirkişilik müessesesine yapılan bu saldırılar, yargının bağımsızlığına zarar vermektedir. Memnun olmayan tarafın itiraz hakkı vardır; ancak isim vererek kamuoyu önünde hedef göstermek açık bir suçtur. Adalete güvenin sarsılmasına izin vermemeliyiz!”

Bu açıklama, kısa sürede büyük yankı uyandırırken, birçok hukukçu ve gazeteci tarafından destek gördü. Bilirkişilere yönelik baskıların, yargı süreçlerini etkilemeye yönelik bir girişim olduğunu belirten yorumlar yapıldı.

Bilirkişilik Neden Önemli?

Bilirkişilik, mahkemelerin teknik ve uzmanlık gerektiren konularda doğru karar vermesini sağlayan kritik bir müessesedir. Hukukun bağımsızlığı açısından, bilirkişilerin siyasi ve medya baskısından uzak tutulması gerekir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 285'e göre, bilirkişiler kasıtlı olarak yanlış rapor düzenlediklerinde hukuki ve cezai sorumluluk taşırlar. Ancak bu sorumluluk, yalnızca somut delillerle mahkemeler tarafından değerlendirilmelidir. Bilirkişilerin medya veya siyaset eliyle hedef gösterilmesi, adaletin tarafsızlığına ve bağımsızlığına gölge düşürmektedir.

Siyasi Müdahaleler Adaleti Zedeliyor

Son günlerde bazı siyasilerin bilirkişileri isim vererek suçlaması, yargı süreçlerine doğrudan müdahale anlamına gelmektedir. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bir bilirkişiyi kamuoyuna açık bir şekilde ‘taraflı’ olmakla suçlaması, yargının bağımsızlığını tehdit eden bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.

Hukukun temel ilkelerinden biri, adalet mekanizmasının bağımsız çalışmasıdır. Eğer bir bilirkişinin yanlı veya yanlış rapor düzenlediğine dair iddialar varsa, bunlar hukuki yollarla incelenmeli, medya veya siyaset üzerinden baskı kurulmamalıdır.

Gazeteci-Yazar Ferhat Yıldırım, bilirkişilerin tarafsızlık ve objektiflik ilkesi doğrultusunda çalıştığını vurgulayarak, sürecin hukuki yollarla ilerlemesi gerektiğine dikkat çekti.

Medyanın Sorumluluğu: Linç Kültürüne Son Verilmeli

Bazı medya organları ve sosyal medya hesapları, bilirkişileri doğrudan hedef alarak yargı süreçlerini etkilemeye çalışmaktadır. Bu durum, gazetecilik etiğiyle bağdaşmadığı gibi adalet sistemine olan güveni de zedelemektedir.

Ferhat Yıldırım, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Bir gazeteci ve bilirkişi olarak yıllardır hukuk mahkemeleri, ceza mahkemeleri ve savcılıklarda birçok dosyada görev alıyorum. Bilirkişilik, tamamen tarafsızlık ve hukuka bağlılık gerektirir. Hazırlanan her raporda bir taraf memnun olmayabilir. Ancak bu durum, bilirkişilerin kamuoyu önünde hedef gösterilmesini haklı çıkarmaz. İtiraz mekanizmaları vardır ve hukuki süreç işletilmelidir. Medya ve siyasetin yargıya müdahale etmesi kabul edilemez.”

Bu açıklamalar, bilirkişilerin siyasi hesaplaşmalara alet edilmemesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Adalet Üzerindeki Baskılar Kaldırılmalı

Adaletin bağımsız işlemesi için bilirkişilik müessesesi her türlü siyasi ve medya baskısından korunmalıdır. Hukukun üstünlüğünü ve tarafsızlığını korumak adına şu adımlar atılmalıdır:

  • Bilirkişilere yönelik kamuoyu baskısı sona erdirilmeli, itirazlar hukuki çerçevede yapılmalıdır.
  • Medya, tarafsız habercilik anlayışıyla hareket etmeli ve manipülatif yayınlardan kaçınmalıdır.
  • Siyasiler, yargı süreçlerine müdahale etmemeli ve hukuk devletinin gerekliliklerine uygun hareket etmelidir.

Bilirkişiler, adaletin sağlanmasında kritik bir role sahiptir ve onların hedef haline getirilmesi yalnızca şahıslara değil, hukuk sisteminin tamamına zarar verir. Adaletin baskıdan uzak, bağımsız şekilde işlemesi herkesin ortak sorumluluğudur.