Küresel güçlerin Orta Asya'daki yeni “Büyük oyunu”: Nadir toprak elementleri

Orta Asya'daki yedi ülke, dünyadaki en büyük nadir toprak elementleri rezervlerine sahip. Çin'in tedarik daraltma hamlesi ve Batı yaptırımları sonrası, bu rezervler uluslararası rekabetin merkezine oturdu. Trump'ın açıklamaları ve Ukrayna'daki gelişmelerle birlikte, nadir toprak elementleri mücadelesinin Orta Asya'yı da içine alarak yakın gelecekte dünya gündemine oturacağı belirginleşiyor. İşte tüm detaylar...

AKSAM.COM.TR

Uluslararası raporlar Orta Asya'daki; Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan, Afganistan ve Moğolistan'dan oluşan yedi ülkenin, dünyadaki en büyük nadir toprak elementleri rezervlerine sahip olan topraklar üzerinde olduklarını ortaya koyuyor.

Özellikle ABD ve Çin tarafından bu durum uzun zamandır biliniyor olsa da son dönemde yaşanan gelişmeler bu rezervlerin önemini önemli ölçüde artırdı.

Zira; nadir toprak elementlerinin modern teknolojideki artan ve temiz enerjiye geçişteki rolü bu rezervleri uluslararası ilginin merkezine taşıdı ve uzun zamandır bu nadir toprak elementlerinin başlıca işleyicisi ve tedarikçisi olan Çin, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesi ve bunu takip eden Batı yaptırımlarının ardından bu elementlerin Batı'ya tedarikini azaltmaya başladı.

Bu karar ABD ve Batı ülkelerini Ukrayna'da da bulunan bu rezervlere ve Orta Asya'ya odaklanarak alternatif kaynaklar aramaya zorladı.

Diğer yandan; Ukrayna savaşının çıkmasının ardından Orta Asya ülkelerinin de Batı'nın bu sektöre müdahil olmasını ve Rusya'nın kontrolünü azaltmasını istedikleri görülüyor.

Gelinen noktada Orta Asya'daki neredeyse tüm devletler, geçmişte petrol ve gaz satışından elde ettikleri gelirlere ek olaraknadir toprak elementlerini koymaya büyük ilgi gösteriyor.

Ancak görünen o ki; petrol endüstrisinde olduğu gibi, bu ülkelerin neredeyse hiçbiri bu rezervleri tek başlarına çıkaracak, işleyecek kaynaklara ve teknolojilere sahip değil ve sonuç olarak işbirliğine ihtiyaç duyuyor.

Bu gerçeklikte, Orta Asya devletleri üzerinde Çin, Rusya, ABD ve Batı'nın müdahil olduğu yeni bir oyun ve rekabet alanını ortaya çıkarıyor.

Rekabetin boyutu ve geleceği

Bölgede, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan, Afganistan ve Moğolistan'dan oluşan yedi ülkedeki bu alandaki araştırmalar o kadar yoğunlaşmış durumda ki, Jamestown Faundation gibi küresel kuruluşlar, bu mücadeleyi, iki yüzyıl önce Rusya ve İngiltere'nin Orta Asya'da nüfuz sahibi olmak için giriştikleri "Büyük Oyun" rekabeti ile bir tutan terimlerle tanımlıyor.

Ancak 21. yüzyılda gerçekleşen bu "Büyük Oyun", çok farklı ve çok daha geniş bir katılımcı grubunu içeriyor.

Orta Asya devletlerinin temsilcileri, bölgedeki nadir toprak elementlerinin geliştirilmesini görüşmek üzere çok sayıda ülkeyi başkentlerine davet ederken, Ukrayna savaşı nedeniyle Rus gücünün bölgedeki etkisinin azalmasını fırsat bilen Çin ve Batı ülkelerinin adımları bölgede yeni bir rekabet ortamını ortaya çıkarıyor.

Uluslararası raporlara göre Çin, özellikle Kırgızistan ve Tacikistan'da, nadir toprak madenciliğinin neredeyse tamamını kontrol ediyor ve Afrika'daki hakimiyetine bu bölgeyi de entegre etmek için büyük yatırımlar yapıyor.

Jamestown Faundation'a göre Çin'in bu konuda sadece son 3 yılda yaptığı yatırımlar onlarca milyar dolara ulaştı.

Raporlara göre Çin ayrıca; bu konuda artan nüfuzunu küresel jeopolitik alanda da kullanabilmek için adımlarını sözleşmeler ile destekliyor.

Diğer yandan, zayıflamış olsa da Rusya da bu mücadelenin içinde yer alıyor.

Ancak Rusya, Ukrayna gündemi nedeniyle sıkışmış durumda olduğu için, bir yandan Batı'nın bölgedeki etkisini sınırlamak için Çin'in Orta Asya'nın nadir toprak elementlerine müdahil olmasını memnuniyetle karşılarken diğer yandan da Ukrayna ile olan savaşı ile ilgileniyor.

Öte yandan Kremlin, nadir toprak pazarına yeni katılımcıların girmesinin fiyatları düşüreceğinden ve bunun da Rus ekonomisine büyük maliyetler getireceğinden korkarak bölge ülkeleri üzerindeki nüfuzunu kullanmaya devam ediyor.

Raporlara göre tüm bu dengeleri gözeten Rusya, şimdilik Orta Asya'daki etki alanı üzerinde, tıpkı kendi ülkesinde olduğu gibi, petrol ve doğalgazın geliştirilmesine odaklanmış durumda.

Ancak Batı'nın nadir toprak elementleri arayışının Moskova'nın çıkarlarına karşı Batı'nın "yeni sömürgeciliğinin" bir parçası olduğuna inanıyor ve bu konuda duyarsız kalmamak için mücadele ediyor.

Diğer yandan bölgedeki nadir toprak elementleri, Orta Asya hükümetlerine bir dış ülkeyi diğerine karşı kullanma fırsatı verirken, ülkelerini bazı gerçek tehlikelere de açık hale getiriyor.

"Büyük güçler" arasında giderek artan ve Trump'ın son açıklamaları ile Ukrayna'da ayyuka çıkan nadir toprak elementleri mücadelesinin, Orta Asya'yı da içerisine alacağı ve yakın dönemde dünyanın gündemine oturacağı net bir şekilde görünüyor.