‘PKK silah bırakmalı kendini feshetmeli’

Politika Servisi

DEM Parti İmralı Heyeti’nin PKK lideri Abdullah Öcalan ile üçüncü görüşmenin ardından beklenen çağrı, dün saat 17.00’de kamuoyu ile paylaşıldı. Öcalan ile yapılan 3. görüşme için bu kez 7 kişilik bir heyet oluşturuldu. Heyette, Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan ve Ahmet Türk’ün yanı sıra DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Faik Özgür Erol yer aldı.

Açıklamanın yapılacağı İstanbul Taksim’de bulunan Elit World Otel’de açıklamayı 300’den fazla gazeteci, 140 basın kurumu takip etti. Diyarbakır ve Van’da dev ekranlar kurularak halk meydanlara davet edildi. Öcalan çağrısının Türkçesini Pervin Buldan, Kürtçesini ise Ahmet Türk okudu. Çağrı aynı zamanda Arapça ve İngilizce olarak da servis edildi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan ve İmralı ziyaretlerinin yanı sıra siyasi partiler, kitle örgütleri ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde gerçekleştirilen çeşitli temaslarla devam eden ‘yeni süreç’te sıra Öcalan’ın mesajında. Abdullah Öcalan’ın mesajı yazılı olarak açıklandı. Açıklamanın Kürtçesini Ahmet Türk okudu. Ayrıca görüşmeden fotoğraf da paylaşıldı.

ÖNDER: UMUDU YEŞERTMEYE GİTTİK

Açıklamada ilk sözü alan Sırrı Süreyya Önder, "Kışın bitip baharın geleceği şu günlerde umudu yeşertmeye gittik" dedi.

Önder, "Cezaevlerindeki arkadaşlarımız da bizi izliyorlar. Onları da selamlıyoruz. Cumartesi Anneleri de burada, aydınlar, sanatçılar ama en çok barış akademisyenleri, bilim emekçileri. Bu barışta sizin payınız yadsınamaz, ebedi şükranlarımızı kabul etmenizi diliyoruz. Gar’da, Suruç’ta barış için toprağın altına giren kardeşlerimizi minnetle selamlıyoruz. Sizin hatıranızadır bu barış. Bu ülkenin bütün evlatları, bu anlamsız süreçte hayatını kaybeden askeri, polisi ayırt etmeden saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz. Bir daha böyle günler görmemeyi diliyoruz. Bunun sözünü veriyoruz onlara da" diye konuştu.

Sırrı Süreyya Önder’in ardından Ahmet Türk, Öcalan’ın mesajının Kürtçesini okudu.

REEL SOSYALİZM VURGUSU YAPTI

Öcalan’ın çağrısından şu ifadeler yer aldı: “PKK; tarihin en yoğun şiddet yüzyılı olan 20. asrı, iki dünya savaşı, reel-sosyalizm ve dünya genelinde yaşanan soğuk savaş ortamları, Kürt realitesinin inkarı, başta ifade olmak üzere özgürlükler konusunda yasaklardan kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur.

Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990’larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK’nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.

Kürt-Türk ilişkileri; 1000 yılı aşan tarihler boyunca Türkler ve Kürtler, varlıklarını sürdürmek ve hegemonik güçlere karşı ayakta kalmak için gönüllülük yönü ağır basan, hep bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir.

Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir. Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hâl alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir.

Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır. Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK’nin; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır.

TARİHSEL SOSYOLOJİYE CEVAP OLAMIYOR

Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır.

Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür.

DEMOKRATİK UZLAŞMA  TEMEL YÖNTEMDİR

Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir.

Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır.

Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.

Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.

Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim."

∗∗∗

AKP: BİZ SONUCA BAKARIZ

AKP Genel Başkan Vekili Efkan Ala, İmralı’nın çağrısı sonrası yaptığı açıklamada, "Biz sonuca bakarız" dedi. Efkan Ala, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın silah bırakma çağrısıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Efkan Ala

Ala, İmralı’nın çağrısını şöyle değerlendirdi: "Çağrının özü silahların bırakılması ve terör örgütünün kendisini feshetmesidir. Biz sonuca bakarız. Terör örgütü, bu çağrıyı değerlendirip silah bırakır ve toplanır, kendisini feshederse Türkiye prangalarından kurtulmuş olacak. Çağrının sonucuna bakacağız. Terörü Türkiye’nin gündeminden çıkarmak için AK Parti ve Cumhurbaşkanımız yapılması gereken her şeyi yaptı. Çağrının sonucuna odaklanmalıyız ve sonuç önemli."