"Saraçhane'deki gökkuşağı kazanacak. Türkler, Kürtler, Aleviler, Sünniler kardeşçe kazanacak."
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yedi gün boyunca düzenlenen Saraçhane mitinglerinde sık sık "gökkuşağı" ve "bir arada yaşam" vurgusu yaptı.
Bu söylem meydandaki tabloyu da yansıtıyordu aslında. Gelişmeler genç-yaşlı, kadın-erkek her kesimden vatandaşı meydana doldurmuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) önünde Ekrem İmamoğlu'na destek için başlayan CHP mitingleri dün akşam sona erdi, ancak yarattığı etki devam ediyor. İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu'nun gözaltına alınıp tutuklandığı süreçte Saraçhane tepkilerin sembolü oldui.
Peki Saraçhane'deki eylemlere kimler katıldı? Özgür Özel'in dediği gibi bu kalabalık toplumun farklı kesimlerini kapsıyor muydu?
"Mesele kimlik ve ideolojinin ötesinde"
Saraçhane'de DW Türkçe'ye konuşan katılımcılar meydanda farklı düşüncelerin bir araya geldiğinin farkındaydı. Ancak bu görüşlerin dillendirilmesinden, farklı sloganlar ya da ıslıklardan rahatsızlık duymuyor görünüyorlardı.
Onlara göre Türkiye'nin en önemli sorunu, bu kesimleri bir araya getirdi. Yani ortak payda demokrasi talebiydi.
Fenerbahçe taraftar grubundan bir genç, "Türkiye'de son 10-15 yıldır demokrasinin uğradığı büyük bir hasar var. İnsanlar bunun bilinciyle geliyorlar. Dolayısıyla bugün sokak, Saraçhane ve Türkiye'deki başka iller demokrasinin merkezi olmuş durumda. Bunu sandığa endekslemenin her zaman için doğru olmadığını gördük geçen haftadan beri" diye konuşuyor.
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın adı kürsüden telafuz edildiğinde meydanda ıslıklayan gruplar da oldu. Konuştuğumuz genç, ıslıkların çok cılız olduğunu ve kitlenin genel görüşünü yansıtmadığını, aynı şekildeAnkara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a da tepki olduğunu söylüyor:
"Yankı odaları bugüne kadar hep oluştu Türkiye'de. Ama geçen haftadan beri yaşanan süreçte insanlar artık meselenin kimlik ve ideoloji ötesinde demokrasi olduğunu gördü."
Barikat önünde bekleyen bir üniversite öğrencisi ise kendini "Cumhuriyetçi genç" olarak tanımlıyor. Genç, "Biz bir arada yaşamak istiyoruz ama hükümet buna izin vermiyor. Konu burada siyasi parti değil. Hak, hukuk, adalet" diye ekliyor:
"Bizi ayrıştırmak isteyenler çok olacaktır. Biz buna izin vermeyeceğiz. Biz gençler olduğumuz sürece onlara fırsat vermeyeceğiz."
Dansçı olduğunu söyleyen bir başka genç ise Türkiye'de sanatın çok geri kaldığını, bu nedenle ideolojisini burada sergilemek istediğini belirterek bu ideolojiyi şöyle açıklıyor:
"Ben Atatürkçüyüm. Onun bize bıraktığı vatanı, ülkeyi savunmak, kurtarmak bizim elimizde. Din, dil, ırk fark etmeden bir arada toplumca yaşamalıyız. Ama devlet bu konuya çok önyargılı yaklaşıyor. Bunu değiştirmek bizim elimizde."
Tıp fakültesi ikinci sınıf öğrencisi bir genç de herhangi bir siyasi partiyle ilişkisi olmadığını belirterek şöyle devam ediyor:
"Çünkü ideolojimi sıkıştırmayı sevmiyorum. Ben sadece adaletten yanayım, hukuktan yanayım. Burada ekonomisi elinden alındığı için, hayalleri elinden alındığı için isyan eden bir topluluk görüyorum. Adaletin düzeldiği bir ülkede bu sorunların ve dolaylı olarak yolsuzluğun hiçbirini yaşamayız."
Meydanda gençler öne çıksa da her yaştan insan vardı.
"Bir orman gibi yan yana yaşamak"
"Esnafım. Demokrasi için burada olmamız gerektiğine inandığım için iş yerimi kapattım geldim. Nedir burada ortak payda? Bir orman gibi, bir ağaç gibi yan yana yaşamak. Kırmadan, dökmeden."
DW Türkçe'ye konuşan bir emekli ise "Sahte suçlarla, tanıklarla yapılanları millet görüyor artık. Bir sıkıntı yaşıyor insanlar. Ekonomik yönden de bir sıkıntı var. Bu da üstüne biniyor. Hepsi beraber insanları bu alanlara çekiyor" diyor. Meydanda farklı kesimlerin bir arada olmasıyla ilgili ise şu görüşü dile getiriyor:
"Cumhuriyet kurulduğundan beri beraber yaşıyoruz zaten. Kimse kimseye Türk müsün, Kürt müsün diye sormuyor. Ben bir arada yaşayabileceğimize inanıyorum. İnşallah daha da güzel olacak her şey."
"Buradaki insanlar sıradan insanlar"
Kızıyla birlikte eyleme gelen bir baba ise meydandaki tabloyu şu sözlerle anlatıyor:
"Buradaki insanlar sıradan insanlar. Yılların getirmiş olduğu ötekileştirmenin, yok sayılmanın, açlığın, eğitimsizliğin birikimi var bu insanlarda. O yüzden de her kesimden her düşünceden insan burada. Çünkü sistem artık öyle bir yere götürüyor ki insanları ya tarafsın ya bertaraf."
Eyleme örgütlü olarak katılan bir kadın ise "Gerçekten çok farklı gruplar bir arada. Toplumun her kesimi burada. Garip bir şekilde Tayyip Erdoğan karşısında şu an Kürtler de Türkler de yan yana duruyor. Belki hala anlaşamıyorlar. Hala çok kavgaları var. Ama bir aradalar. Umarım böyle devam eder. Ben umutluyum. Zaten bu son şansımız" mesajını veriyor.
Özgür Özel'in birleştiriciliğini takdirle karşıladığını ifade eden hem emekli olduğunu hem de çalıştığını söyleyen bir diğer kadın ise "Erdoğan'ın yaptığı ayrımcılık herkesi ötekileştirdi. Oysa hak, hukuk, adalet denilen kavramlar sadece beni değil, sadece karşımdakini değil, sadece arkadaşımı değil, herkesi etkiliyor. Askeriyede askeriyemizi kaptırdık, Sarıkız gitti. O da haksızlık, Selahattin Demirtaş'a yapılan da haksızlık" ifadelerini kullanıyor.
Annelerden polise tepki de meydanda
Meydanda polis müdahalesine tepkili olan anneler de vardı.
"Hiçbir meslek, hiçbir görev kutsal değildir. Bizim verdiğimiz vergilerle maaş alan polis sadece memur. Burada Türk bayrağı sallayan, hak, hukuk, adalet diyen hiçbir çocuğa bunu yapmaya hakları yok. Ben hem emekliyim hem hala çalışmaktayım. Oğlum üniversite öğrencisi. Benim oğlum bayrak sallıyor diye biber gazı sıkamazlar. Onlara tepki olsun diye geldim."
Başka bir anne ise tepkisini şu sözlerle dile getiriyor:
"Bu tarafta benim çocuğum Türk bayrağı tutuyor. Polis daha dünkü çocuk. Daha dün onun mahalle arkadaşı olabilen çocuğa biber gazı sıkıyor, mermi atıyor. Sen kimsin? Önce sen inisiyatif kullan. Sana emir verilebilir ama empati yapacaksın. Bu insanlar niye ayakta?"
Saraçhane'deki gösteriler şimdilik sona erdi, ancak İmamoğlu'nun tutuklanmasına karşı sokak eylemleri devam edecek gibi görünüyor. CHP, Cumartesi günü İstanbul Maltepe'de büyük bir gösteri düzenleneceğini duyurdu. Demokrasi ve hukuk talepleri bu kez Cumartesi günü Maltepe'deki meydandan yükselecek.