Saraçhane'den Maltepe'ye: 7'den 77'ye herkes meydanda

"Al sana marjinal örgüt, al sana marjinal milyonlar." 

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Maltepe meydanında 2 milyondan fazla insanın katıldığı mitingde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bu sözlerle seslendi. Erdoğan, son grup toplantısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) merkezinin bulunduğu Saraçhane'de yapılan protesto gösterilerine katılanları "marjinal gruplar" olarak nitelendirmişti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması sonrasında başlayan ve bir hafta boyunca süren Saraçhane eylemlerinin ardından bugün Maltepe Meydanı'na taşınan CHP mitingi, siyasi baskılara karşı farklı alanlarda demokrasi ve özgürlükleri savunanların ortak mücadele alanına dönüştü. 

Türk bayraklarının ve CHP flamalarının yanı sıra "İmamoğlu'na Özgürlük" mitingine destek veren siyasi partilerin, sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının da flamaları meydandaydı. Üniversite öğrencileri de emekli, çalışan, esnaf, öğretmen ve hatta memurlar da alandaydı.

Mitinge katılan gençler ve yaşlılar.
Mitingde yaşlılar da vardı, gençler de.Fotoğraf: Berkman Ulutin/DIA Images/abaca/picture alliance

Alanda dikkat çeken bir diğer şey ise şimdiye dek üniversite gençliğinin öne çıktığı eylemlerin, bu kez 7'den 77'ye herkesi kapsamasıydı. Türkiye'de bugün başlayan dokuz günlük bayram tatiline rağmen Maltepe'ye gelen kitle meydana sığmadı. Özgür Özel'in ifadesine göre 2,2 milyon insan "Hak hukuk adalet" talepleriyle alandan sesini yükseltti.

"Çocuklarımla çocuklarımız için buradayım"

DW Türkçe'ye konuşan 85 yaşındaki bir kadın, eyleme sandalyede oturarak katılmıştı.

"14 yaşından beri gördüm, geçirdim. 85 yaşındayım. Böyle zulüm görmedim" diyen kadın, "Cumhuriyet için Atatürk için, milletin huzuru için, bu devrin düzelmesi için, yokluktan kurtulmak için" burada olduğunu söylüyor ve ekliyor:

"Saraçhane'ye gidemedim. Tedavi oluyorum, burada oturuyorum ama bugün geleceğim dedim. 'Götürün beni alana' dedim. 'Yoksa yalnız gideceğim.' Çocuklarımla çocuklarımız için buradayım."

"Hepimiz Pikachu'yuz" yazılı bir pankart tutan genç.
Mitinge çocuklarıyla gelenler de vardı.Fotoğraf: Pelin Ünker/DW

Eyleme anne babasıyla katılan çocukların sayısı da oldukça fazlaydı.

Babası ve diğer akrabalarıyla eyleme katıldığını belirten 17 yaşındaki liseli bir genç, "Haksızlığa uğruyoruz. Geleceğimizi çalışıyorlar, gençliğimiz bitti. Bu yüzden buradayım" diyor.

Mitingde Maltepe Cemevi Derneği ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği flamaları çıkıyor karşımıza.

"Biz Ekrem İmamoğlu için değil, Türkiye için, hak için, hukuk için, adalet için buradayız" diyorlar.

Dilek İmamoğlu: Ya hep beraber ya hiçbirimiz

Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, alandan kitleye ilk seslenen isim oldu. "Ekrem için değil Türkiye için mücadeleye devam" diyen Dilek Kaya İmamoğlu göz yaşlarını tutamadı:

"Birbirimize güç vermeye mecburuz, 86 milyonluk büyük bir aileyiz. Asıl

Adalet hapsedilemez. Ya hep beraber ya hiçbirimiz" dedi.

Dilek İmamoğlu
Mitingde ilk konuşan Dilek İmamoğlu oldu.Fotoğraf: Dylan Martinez/REUTERS

İmamoğlu'nun annesi, babası, kardeşi ve çocukları da sahnedeydi.

Annesi Havva İmamoğlu, platformdan, "Her şey çok güzel olacak, herkes onu çok seviyor. Canım oğlum, çalışkan oğlum" diye seslendi.

Alandaki kitle İlkay Akkaya, Zülfü Livaneli ve Edip Akbayram şarkılarını alanda hep birlikte söyledi.

DEM İstanbul da alandaydı

DEM Parti İstanbul da Partinin Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın "CHP'nin eylemci kitlesi değiliz" sözlerine rağmen alanda yerini almıştı.

DW Türkçe'ye konuşan bir DEM Partili, Saraçhane'de Barış, Emek ve Demokrasi Güçleri üzerinden bir temsili karar alındığını, bugün ise daha kitlesel bir katılım olduğunu belirtiyor. 

"Herkesin bildiği gibi emek, barış, demokrasi için kayyumlara karşı AKP-MHP faşizmiyle demokrasi güçlerinin birlikte mücadelesini savunuyoruz. Kent uzlaşısına karşı bir saldırı olduğunu biliyoruz" diyen DEM Partili, şöyle devam ediyor: "Çünkü kent uzlaşısı, ezilenlerin birlikte mücadelesi, AKP-MHP faşizminin aşil topuğudur. Bütün demokratların birlikte mücadelesi AKP'nin kaybetmesinin temel zeminidir. O yüzden bu zemine saldırıyor. Biz, İmamoğlu, Demirtaş, Figen Yüksekdağ'ın, bütün siyasi tutukluların özgürlüğünü savunuyoruz. Tutsak öğrencilerin özgürlüğünü savunuyoruz."

DEM Parti flamaları tutan katılımcılar.
Mitinge DEM Parti de flamalarıyla katıldı.Fotoğraf: Pelin Ünker/DW

Yerel seçimlerde kent uzlaşısı CHP ile DEM Parti tabanının birleşmesi anlamına geliyordu. DEM Parti CHP'nin güçlü olduğu bazı yerlerde aday çıkarmamıştı. İmamoğlu hakkındaki soruşturmalardan biri de bu uzlaşıyı kapsıyor.

İmamoğlu Silivri'den seslendi: "Millet bütün iktidarlardan büyüktür"

Meydanda Ekrem İmamoğlu'nun mektubu CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tarafından okundu. İmamoğlu, mektubunun son bölümünde yapay zeka teknolojisi aracılığıyla meydana seslendi.

"Korku duvarları yıkılmıştır. Gençler ayaktadır. Kadınlar ayaktadır. Bu millet teslim alınmayacağını göstermiştir" diyen İmamoğlu, "İçimdeki memleket sevgisi kadar büyük, uçsuz bucaksız hücremden avazım çıktığı kadar haykırıyorum: Millet büyüktür. Millet büyüktür. Millet bütün iktidarlardan büyüktür" diye konuştu.

"Biz adalet aramaya geldik"

Eyleme katılan memurlar da vardı. 

"Demokrasi ve insan hakları talebiyle buradayım" diyen bir memur, ekliyor: 

"İnsan olmak mesele. İnsanlar burada acı çekerken, taciz edilirken, tutuklanırken, ben vicdanen, ahlaken, etik değerlerle nasıl cevap olmayayım ki?"

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası'dan (Eğitim Sen) bir katılımcı da "Bugün İmamoğlu olur, yarın başka birisi olur. Biz adalet aramaya geldik" diye konuşuyor.

Alanda Türk bayrakları ve CHP flamalarının yanı sıra farklı parti ve sivil toplum kuruluşlarının bayrak ve pankartları da vardı.
Alanda Türk bayrakları ve CHP flamalarının yanı sıra farklı parti ve sivil toplum kuruluşlarının bayrak ve pankartları da vardı. Fotoğraf: Louisa Gouliamaki/REUTERS

Avukatlar ise cübbeleriyle ya da cübbesiz alandaydı.

DW Türkçe'ye konuşan bir avukat, son üç dört aydır İstanbul Barosu'nun kapatılma davasından diğer siyasal baskılara kadar çok ciddi zorluklarla mücadele ettiklerini belirterek alana neden geldiklerini şöyle açıklıyor: 

"Özellikle adliyenin belirli bir siyasi iklimin egemenliği altında olması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iktidarın bir uzantısı olarak davranması avukatların işlerini çok daha zorlaştırıyor. Özellikle hukuk devleti usulsüz olarak rafa kaldırılmıştır, kuvvetler ayrılığı değil kuvvetler birliği rejimine geçilmiştir. Ama tarihin her anında olduğu gibi avukatlar bu baskılara karşı ön sıralarda yer alacaktır."

Bu görüş, İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 21 Mart'ta İstanbul Barosu yönetimi hakkında "amaç dışı faaliyet yürüttüğü" iddiasıyla açılan davada verilen "görevden alma" kararına yanıt niteliğindeydi.

Özgür Özel: "Turp"un büyüğü sensin Erdoğan

CHP lideri Özgür Özel ise konuşmasında İmamoğlu'nun gözaltına alınması sonrasında başlayan ve engelleme çabalarına rağmen Türkiye'nin birçok kentine yayılan protesto eylemlerine ilişkin olarak "Saraçhane'ye koşan milyonlar bize şunu gösterdiler; biz artık endişeyi, korkuyu ve yorgunluğu evde bıraktık. Sokaklardayız, meydanlardayız" dedi. 

Özel konuşmasında erken seçim kampanyasına başladıklarını da duyurdu:

"Yarından itibaren kapı kapı gezeceğiz. Erken seçim talebiyle imzaları toplayacağız. Türkiye'de her iki kişiden birinden bu imzayı alıp bu iktidarı alaşağı edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Henüz heybede duran büyük turplar ortaya dökülmedi" sözlerine atıfla "Turp"un büyüğü sensin Erdoğan" diyen Özel, İmamoğlu soruşturmasında yer alan MASAK raporuna dikkat çekerek "Mehmet Şimşek bu darbenin parçasıdır" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel, mitingde bir konuşma yaptı.
Özgür Özel, yaptığı konuşmada erken seçim kampanyasına başladıklarını duyurdu. Fotoğraf: Dylan Martinez/REUTERS

Özel'in konuşmasında öne çıkan şeylerin başında Doğuş Grubu ve NTV boykotu geliyordu. Farklı kanalların canlı yayınlarının yansıtıldığı alanda Özel, boykot çağrısını genişletti. Saraçhane'de olduğu gibi burada da "Gökkuşağı" ve "Bir arada yaşam" mesajı verdi.

Boğaziçi direnişi de alana taşındı

Boğaziçi mezunlar girişimi de kayyuma karşı mücadelesini alana taşıdı.

DW Türkçe'ye konuşan bir mezun, beş yıldır Boğaziçi Üniversitesi'nde kayyuma karşı direndiklerini hatırlatıyor: 

"Tüm bileşenlerle hocalarımız, öğrencilerimiz, Eğitim Sen, mezunlarımız, biz bu direnişin bir parçası olarak elbette hak, hukuk, adalet diyoruz. Elbette kayyumlar gidecek, biz kalacağız. Asla da kabul etmeyeceğiz ve asla vazgeçmeyeceğiz."

Ellerinde pankartlarla alanda olan Boğaziçi mezunları.
Boğaziçi mezunları da alandaydı. Fotoğraf: Pelin Ünker/DW

Boğaziçi direnişi, Boğaziçi Üniversitesi'ne Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Melih Bulu'nun rektör olarak atanmasına karşı 4 Ocak 2021'de başlamıştı. Direniş o günden bu yana akademisyenlerin rektöre sırtını döndüğü eylemlerle devam ediyor.

"20 yıllık baskı insanları bu hale getirdi"

78 kuşağından bir katılımcı ise "AKP-MHP diktatörlüğünün 20 yıllık baskıları insanları bu hale getirdi. Bu nedenle farklı kesimlerden insanlar sokaklarda. Tabii en önemli nedenlerden biri de boş tencere" diyor.

70'lerde sokaktaki mücadeleyi daha çok sol ve sosyalistlerin yönlendirdiğini, şimdi ise döneme uygun olarak mücadelenin farklı kesimleri kapsadığını belirten katılımcı, "Biz geçmiş yıllarda bütün her şeyi devrimin çözeceğini düşünüyorduk. Ama şu anda LGBT, kadın hareketi, sendikal hareketler, öncü hareketler farklı farklı gelişiyor. Bu gelişimin ileride özlediğimiz sistemin kurulmasının meyveleri olacağını düşünüyorum" diye ekliyor.

DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?