Etkisi inanılmaz! Riski ikiye katlıyor... Vakaların yüzde 95'inin sebebi bu! Neden bazı besinler kanseri tetikliyor?

Neden bazı kişilerin vücudunda kanser gelişirken bazılarında gelişmiyor?

Bu sorunun tek bir yanıtı yok. Bazı kişiler doğuştan şanssız oluyor ve atalarından miras kalan genleri nedeniyle kansere daha yatkın oluyor. Bazı kişilerde vücudun kendini yenileme sürecinde yaşanan rastgele bir mutasyon kanseri tetikliyor. Vücudumuzda her gün 330 milyar civarında hücrenin yenilendiğini düşündüğümüzde böyle bir mutasyon ihtimalinin ne kadar yüksek olduğu da daha net bir şekilde anlaşılıyor.

Ancak son dönemde kanserin gelişiminde asıl etkili olan şeyin nasıl yaşadığımız olduğunu savunan bilim insanlarının sayısı günden güne artıyor. Yiyip içtiğimiz şeyler, egzersiz yapıp yapmadığımız, tütün ürünleri kullanıp kullanmadığımız veya çevresel faktörlere maruz kalıp kalmadığımız, önemli bir rol oynuyor.

Örneğin geçen yıl ABD'de yayımlanan bir araştırmada 20 yılı aşkın süre boyunca 2 milyon kişinin gündelik alışkanlıkları izlendi; kanser vakalarının yaklaşık yüzde 45'inin yaşam tarzından kaynaklandığı ve tamamen önlenebilir olduğu görüldü.

Oxford Üniversitesi'nde tıbbi onkoloji dersleri veren Dr. Sarah Blagden, Daily Mail'e yaptığı açıklamada, "Kanserin semptomlar ortaya çıkmadan ya da işaretleri kan testleriyle tespit edilebilir hale gelmeden çok daha önce gelişmekte olduğunu artık biliyoruz. Bu süre bağırsak kanseri için 20-30 yıl, pankreas ve akciğer gibi kanserler için de onlarca yılı bulabiliyor" dedi.

Imperial College London'da kanser epidemiyolojisi ve önlenmesi bölüm başkanı olan Prof. Dr. Marc Gunter ise "Kanserin tipinden bağımsız olarak, hastalığın hücre içindeki bir mutasyondan bir tümöre doğru gelişim süreci uzun ve her zaman çizgisel olmayan bir ilerleme" dedi.

Kanserlerin yüzde 5 ila 10'unun, atalardan miras kalmış sorunlu genlerden kaynaklandığını ifade eden Gunter, "Ama kanserlerin yaklaşık yüzde 95'i hayatın bir noktasında yaşanan mutasyonlardan kaynaklanıyor ve bu süreçte birçok faktör rol oynayabiliyor. Bir kişide kansere yatkın olmasını sağlayan gen olsa bile kanserin gelişmesi kaçınılmaz değil. Kanserin gelişimini önlemek için daha sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek için de hiçbir zaman geç değil. Şansınızı yaşam tarzınızla artırabilir ya da azaltabilirsiniz" dedi.

Etkisi inanılmaz Riski ikiye katlıyor... Vakaların yüzde 95inin sebebi bu Neden bazı besinler kanseri tetikliyor

Blagden da aynı fikirde olduğunu belirterek, "Olumlu günlük yaşam alışkanlıkları yıllar içinde birikerek kanser geliştirme riskinizi dramatik olarak düşürebilir" dedi.

Dünya Kanser Araştırmaları Fonu'nun 2023 yılında yaptığı bir çalışmaya göre, bu alışkanlıklara 18 farklı kanserin risk faktörleri arasında sayılan obeziteyle mücadele de dahil.

NE YEMELİ, HANGİ YİYECEKLERDEN KAÇINMALIYIZ?

Beslenme uzun vadede kanser gelişiminde çok önemli bir role sahip. Peki kanseri tetikleyen ve önleyen besinler denince aklımıza neler gelmeli?

BUNLARI DAHA FAZLA YİYİN

Turpgiller: Brokoli, karnabahar, karalahana, lahana, kuşkonmaz ve Çin lahanası gibi sebzeler, koruyucu bileşikler olan fitokimyasallar açısından çok zengin. Fitokimyasallar işlenmiş etlerde bulunan nitrat gibi toksinlerin hücrelerdeki DNA'yı hasara uğratan ve inflamasyonu tetikleyen karsinojenlere dönüşmesini önlüyor.

Bedfordshire Üniversitesi'nde danışman onkolog ve spor ve beslenme tıbbı uzmanı olan Dr. Robert Thomas, "Turpgiller ayrıca iyi bir sülforafan kaynağıdır. Sülforafan bağırsaklarda emilen karsinojenlerin arçalanmasını sağlayan karaciğer enzimlerini artıran bir bileşiktir" dedi.

Geçen yıl Nutrition Reviews dergisinde yayımlanan ve 226 araştırmanın değerlendirmesine dayanan bir çalışmaya göre, bu sebzelerden haftada 5 porsiyon tüketmek, akciğer, kolon ve pankreas kanserlerinin riskini azaltıyor.

Kuru yemişler: Kuru yemişler de kanserle savaşan özellikle sahip. Bağırsak sağlığını iyileştiren bu besinler aynı zamanda antioksidan enzimleri artırıp DNA hasarının tamirine yardımcı oluyor.

Örneğin birçok araştırma, düzenli olarak ceviz yemenin meme kanserinin oluşma ve bağırsak kanserinin nüksetme riskini azalttığını gösteriyor.

Etkisi inanılmaz Riski ikiye katlıyor... Vakaların yüzde 95inin sebebi bu Neden bazı besinler kanseri tetikliyor

Soğan, sarımsak, pırasa: Bu üç sebze, kanserle savaşan bitkisel bir bileşik olan kuersetin açısından çok zengin. Düzenli soğan, sarımsak ve pırasa tüketimi akciğer, yemek borusu ve pankreas kanseri riskini azaltıyor.

Diyetisyen ve kanser bakımı uzmanı Jane Clarke, bu sebzeleri pişmiş tüketmenin daha iyi olduğunu zira ısının etkisiyle hücre duvarlarının yumuşadığını ve salınan faydalı bileşik miktarının arttığını söyledi.

Orman meyveleri: Taze veya donmuş fark etmez, orman meyveleri melatonin düzeylerimizi doğrudan artırıyor. Thomas, melatoninin vücudun uyku-uyanıklık dengesi açısından önemli bir madde olduğunu belirterek, "Düzenli tüketimi uyku kalitesini artırabilir" dedi.

Orman meyveleri aynı zamanda koruyucu fitokimyasallar ve antosiyaninler açısından da çok zengin. Bu meyvelere rengini veren bitkisel pigmentler olan antosiyoninler, antiinflamatuar özellikleriyle kansere karşı korumaya yardımcı oluyor.

Thomas, haftada 4-5 kez bir avuç orman meyvesi yemeyi tavsiye etti.

Zeytinyağı: Zeytin, güçlü bir bitkisel bileşik olan lignan açısından zengin. Araştırmalar lignanın agresif meme kanserleriyle ilişkilendirilen HER2 genini zayıflattığını gösteriyor. Ama hepsi bu değil. Özellikle sızma zeytinyağı bol miktarda omega 9 içeriyor. Thomas, bir doymamış yağ olan omega 9'un kanserle ilişkilendirilen kronik inflamasyonu azaltmaya da yardımcı olduğunu söyledi.

Harvard Üniversitesi TH Chan Kamu Sağlığı Okulu tarafından gerçekleştirilen 2022 tarihli bir araştırmaya göre, her gün en az yarım yemek kaşığı zeytinyağı yemek, kanserden ölüme riskini yüzde 17 oranında azaltabiliyor.

Havuç: Havuç, betakaroten ile A ve K vitaminleri açısından çok zengin. Araştırmalar bu maddelerin çeşitli kanserlerin riskini azalttığını gösteriyor.

Örneğin 2023'te Nutrients dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, günde 32 gramdan (orta boy bir havucun yarısı) fazla havuç yiyen kişilerde kolorektal kanser gelişme olasılığı yüzde 17 daha düşük.

Etkisi inanılmaz Riski ikiye katlıyor... Vakaların yüzde 95inin sebebi bu Neden bazı besinler kanseri tetikliyor

Narenciye türü meyveler: C vitamini ve hücreleri koruyan bir tür bitkisel bileşik olan bioflavonoidler açısından zengin olan narenciye türü meyvelerin, pankreas, prostat ve mide de dahil birçok kanseri önleyebildiğin gösteren çalışmalar mevcut. 2008 yılında Gastric Cancer dergisinde yayımlanan bir değerlendirmede, haftada 3 porsiyon narenciye yemenin, mide kanseri riskini yüzde 28 azalttığı bulundu.

Baklagiller ve tam tahıllar: "Bu besinler de lignanlar ve izoflavon adı verilen başka bir tür bileşiğin zengin kaynakları" diyen Thomas, izoflavonların meme ve yumurtalık gibi hormon hassasiyeti olan kanserlerin riskinin düşürülmesiyle ilişkilendirildiğini belirtti.

Baklagiller ve tam tahıllar ayrıca fitoöstrojenler de içeriyor. Fitoöstrojenler östrojen reseptörlerini kısmen engelleyerek dokuları, östrojenin etkilerini taklit eden plastikler ve egzoz dumanı gibi toksinlere karşı koruyor. Bu besinlerin daha fazla tüketildiği toplumlarda bu tür kanserlerin riski de daha düşük oluyor.

Bu besinlerde bulunan yüksek miktarda lif de kansere karşı koruyucu. Bir araştırmada tam tahılların tüketimiyle alınan her 10 gramlık besin lifinin, kolorektal kanser gelişimini riskini yüzde 7 oranında azalttığı bulundu.

BUNLARI AZALTIN

İşlenmiş etler ve kırmızı et: Sosis, salam, sucuk gibi işlenmiş et ürünlerinin bağırsak ve mide kanseri riskini artırdığını gösteren çalışmalar var.

Bunun sebebinin söz konusu yiyeceklerde bulunan ve N-nitrozo bileşiklerine (NOC'ler) dönüşerek bağırsağın iç yüzeyini kaplayan hücrelerde tahribayta yol açan nitrat ve nitrit içeriklerinden kaynaklandığı düşünülüyor.

Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre günde 50 gram işlenmiş et tüketmek, kolorektal kanser riskini yüzde 18 artırıyor.

Öte yandan yine WHO'ya göre günde 100 gram kırmızı et tüketimi de kolorektal kanser riskinde yüzde 17'lik artışa yol açıyor. Bunun sebebi kırmızı ette bulunan ve demir içeren hem bileşiğinin bağırsakta parçalanarak NOC oluşturması.

Üstelik et yağı bağışıklık sistemine hasar veren, hormonların işleyişini bozan ve kansere neden olma potansiyeli taşıyan çevresel kimyasallar olan dioksin de içeriyor.

Etkisi inanılmaz Riski ikiye katlıyor... Vakaların yüzde 95inin sebebi bu Neden bazı besinler kanseri tetikliyor

Aşırı işlenmiş gıdalar: Bu yiyecekler kanserin çeşitli türleriyle ilişkilendiriliyor. Bu durumun sebebi kısmen kanser riskini artıran en önemli faktörlerden biri olan obeziteye yol açması. Örneğin 2023 yılında yapılan bir araştırmada, aşırı işlenmiş gıda tüketiminde yüzde 10'luk bir artışın, yumurtalık kanseri riskinde yüzde 19 yükselişe neden olduğu görüldü.

Rafine şeker: Araştırmalar, rafine şekeri çok fazla tüketen kişilerde, meme, endometrium ve kolon kanseri riskinin daha yüksek olduğuna işaret ediyor.

Örneğin 2014'te yapılan bir araştırmada, günde 61 gramdan (15 yemek kaşığı) fazla ilave şeker tüketen kadınlarda meme kanseri gelişme riskinin, bunun yarısını tüketen kadınların iki katı olduğu bulundu. Rafine şekerin çok fazla tüketilmesi kilo alımına, insülin direncine ve kronik inflamasyona yol açıyor. Bütün bunlar kanser riskini artıran faktörler arasında sayılıyor.

Thomas, "İşlenmiş şeker, inflamasyonu tetikleyen bakterilerin büyümesini desteklediği için bağırsaklar üzerinde hasara yol açma potansiyeline sahip. Kanserin önemli itici güçlerinden biri olan inflamasyon, hücrelerin çok hızlı bölünmesine neden oluyor. Bu da spontane mutasyonlar yaşanması riskini artırıp hücrelerin kendilerini tamir etme zamanlarını kısıtlıyor" dedi.

Etkisi inanılmaz Riski ikiye katlıyor... Vakaların yüzde 95inin sebebi bu Neden bazı besinler kanseri tetikliyor

KIZARTMA YAPARKEN İKİ KEZ DÜŞÜNÜN

Tükettiğiniz besinler kadar, onları hazırlama şekliniz de kanser riskinizi etkiliyor.

Eti, özellikle de işlenmiş etleri yüksek derecelerde pişirmek (kızartma, kavurma ve mangalda pişirme 50-300 derece arası sıcaklık uygulanması anlamına geliyor) heterosiklik aminler (HCA'lar) ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH'lar) adı verilen bileşiklerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu maddeler DNA mutasyonuyla, kolon, pankreas ve prostat kanseri riskinin artmasıyla ilişkilendiriliyor. (Balık da dahil her türlü hayvansal proteinin yüksek sıcaklıkta pişirilmesiyle HCA'lar açığa çıkıyor.)

Duman da tek başına bir karsinojen ve mangalda, ızgarada ya da yağda pişirilen yiyecekleri etkileyebiliyor.

Patates cipsi gibi nişastalı gıdaları veya 120 derece ve üstü sıcaklıkta 3 dakikadan uzun süre fırınlanmış kahvaltılık gevrek gibi ilave işlenmiş şeker içeren yiyecekleri pişirmek de akrilamid adı verilen, toksik bir kimyasalın çıkışına neden oluyor. Bu madde de DNA hasarıyla ve kanser riskiyle ilişkilendiriliyor.

Peki ne yapalım?

Thomas, "Yiyecekleri buharda, suda ya da kendi suyunda pişirmek yani ıslak ısı metotları daha az HCA ve PAH üretir. Veya daha düşük sıcaklıklarda daha uzun süre pişirilen tencere yemeklerini tercih edebilirsiniz. Mangal ancak ara sıra yapılan bir keyif olarak görülmeli" dedi.

Beslenme ve hastalıkların ilişkisi konusunda uzman bir eczacı olan Aidan Goggins ise etleri çeşitli otlarla marine etme tavsiyesini verdi ve "Otların kanseri önleyici özellikler, pişmiş etin olumsuz etkilerini dengelemeye yardımcı olacaktır" dedi.