Bir başka doğru bilinen yanlış ise, yağ yakmak için en etkili yöntemin kardiyo egzersizlerinin olduğu. Koşmak ve bisiklete binmek gibi faaliyetler kalori yaksa da, ağırlık kaldırmak da aynı deredcede önemli.
Kas inşası, dinlenir vaziyetteki metabolizmanızı da harekete geçiriyor, çünkü kas dokuları, yağ oranını koruma için daha fazla enerji gerekmesi demek. Bu durum da spor yapmadığınızda bile daha fazla kalori yakmanız anlamına geliyor. Kas, genel sağlımığızda önemli bir rol oynuyor.
Şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve kemik erimesi gibi kronik hastalıkları önlemeye yartımcı oluyor. Yoğun egzersizde asıl olarak glikojen yakılıyor. Yağ ise uzun süre orta yoğunlukta yürümek gibi faaliyetlerde başlıca enerji kaynağı oluyor. Glikojenin tükeneceği kadar uzun ama hareketi sürdürülebilir kılmak için hızla enerji ihtiyacı duyacağınız kadar yoğun olmayan aktiviteler.
Bu yoğunluk alanı "Alan 2" olarak biliniyor ve bu da maksimum nabız hızınızın % 60 ila % 70'i oranında bir düzey. Kalp sağlığınıza faydalı ve yağ yakılmasının yükselmesine yardımcı oluyor. Fakat en etkin yağ yakma yöntemi olduğu anlamına gelmiyor.
Egzersiz yapıyorsanız, yağ yakmanın anahtarı kalori yakmak. Kalorilerin nereden geldiği önemli değil. Vücut, aldığınız kalori, harcadığınızdan fazla olunca yağ depoluyor. Tam tersi durumda aldığınızdan çok kalori yakarsanız, kilo veriyorsunuz.
Prof Meritt "Düşük yoğunluklu sporda daha çok yağ, daha az kalori yakıyorsunuz. Yüksek yoğunluklu sporda kalorilerin daha az bir kısmını yağdan alıyorsunuz ama genel anlamda daha çok yakıyorsunuz" diyor. Egzersiz sırasında asıl olarak yağ yakmayan Yüksek Yoğunluklu Aralıklı Antrenman (HIIT) bile zamanla yağ yakılmasına yardımcı olabiliyor.
Prof. Correia "Spor sona erdiğinde bile, enerji tüketimi sürüyor. Buna 'Yanma sonrası etki' deniyor. Vücut, aktivite düzeyleri normale dönene dek kaslardan ve karaciğerden glikojen kullanmaya devam ediyor" diye açıklıyor. Genetik, yaş ve form düzeyi gibi bireysel faktör de, bir kişinin ne kadar etkin yağ yaktığında önemli bir rol oynuyor.
Genetik özellikler, bir insanın daha hızlı bir metabolizmaya sahip olmasını sağlayıp, yağ depolarına daha kolay erişimini sağlayabiliyor. Yaş aldıkça metabolizmamız yavaşlıyor, kas kütlesi azalıyor ve hormon değişiklikleri yağ depolanmasını ve kullanılmasını etkileyebiliyor.