Kaynak, X/@ekrem_imamoglu
- Yazan, Ayşe Sayın
- Unvan, BBC Türkçe
- Bildirdiği yer Ankara
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından lisans diplomasının sahte olduğu iddiasıyla başlatılan soruşturma devam ediyor.
CHP'nin 23 Mart'ta düzenleyeceği ön seçimde tek aday olan İmamoğlu'nun partinin cumhurbaşkanı adayı ilan edilmesi bekleniyor.
Bazı medya kuruluşlarında, İmamoğlu'nun diplomasının ön seçim öncesinde iptal edilebileceği iddiaları yer aldı.
İmamoğlu 15 Mart Cumartesi günü Ankara'da yaptığı konuşmada bu iddialara şöyle yanıt verdi:
"Tek dertleri ne biliyor musunuz? Önce '23 Mart'ta ön seçim olmadan İmamoğlu'nun işini bitirelim'. Rüyaları içi bomboş iddialarla kumpas yapmak. 'Turbun büyüğü' diyerek heybeden, eskiden yaptıkları gibi, sözüm ona örgüt çıkarmak.
"Kimileri ülkede istikrarı bozacak kadar kafayı bozmuş. İmamoğlu'nu hapse atmaktan bile bahsediyorlar. Köşe yazılarında bunlar var. Sözüm ona Ekrem İmamoğlu oyun dışı kalacakmış. Burası muz cumhuriyeti değil, bu topraklarda namertlik sökmez! "
Kaynak, Ekrem İmamoğlu/ X
Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için üniversite mezunu olma koşulu arandığı için açılan soruşturmanın sonucu kritik önemde.
1994 tarihli İstanbul Üniversitesi (İÜ) İşletme Fakültesi İngilizce Bölümü'nden mezun olan Ekrem İmamoğlu hakkında açılan diploma soruşturması, bu süreçte yaşananlar ve olası sonuçlarını derledik.
Diploma tartışması nasıl başladı?
İmamoğlu'nun diplomasının "sahte olduğu" iddiaları ilk kez 2019 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinden sonra başladı.
15 Şubat 2020'de CİMER'e yapılan bir başvuruda, İmamoğlu'nun 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden (GAÜ) İstanbul Üniversitesi'ne usulsüz geçiş yaptığı iddia edildi.
Başvuruya yanıt veren İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü, İmamoğlu'nun üniversite tarafından ilan edilmiş yurt dışı yatay geçiş kontenjanına başvurduğunu ve başvurusunun ilgili maddelerce değerlendirilerek kabul edildiğini söyledi.
Tartışma neden yeniden alevlendi?
Tartışmayı, CİMER'e Eylül 2024'te yapılan bir başka başvurunun, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ulaştırılması, savcılığın da bunu YÖK'e iletmesi alevlendirdi.
Kaynak, Girne Amerikan Üniversitesi
İmamoğlu'nun yatay geçiş yaptığı 1990 yılında, YÖK'ün Girne Amerikan Üniversitesi'ni (GAÜ) tanımadığı, bu nedenle diplomanın sahte olduğu iddia edildi.
Bu açıklamanın hemen ardından İBB Tekzip hesabından İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden 1994'te mezun olduğunu gösteren diploma görseli paylaşılarak iddialar yalanlandı.
İmamoğlu ne zaman yatay geçiş yaptı?
Avukatlarının verdiği bilgiye göre İmamoğlu, 5 Eylül 1988'de GAÜ İngilizce İşletme bölümüne girdi.
Hazırlık ve 1. Sınıfı tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi'nin ilanı üzerine 29 Ağustos'ta yatay geçiş başvurusu yaptı.
Avukatlara göre Üniversite Yönetim Kurulu, not ortalaması ve zamanında başvuru kriterini sağladığı gerekçesiyle İmamoğlu'nun İşletme Fakültesi İngilizce Bölümü'ne yatay geçişine onay verdi.
İmamoğlu, 1994'te üniversiteden mezun oldu.
Soruşturma hangi gerekçeyle başlatıldı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ekrem İmamoğlu hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla 22 Şubat 2025'te soruşturma başlattı.
Soruşturmanın ana dayanağını YÖK Denetleme Kurulu'nun 17 Şubat tarihli "Araştırma Raporu" oluşturdu.
Raporda, İmamoğlu'nun yatay geçiş şartlarını sağladığı, ancak 1990'da GAÜ'nün, YÖK tarafından tanınmadığı vurgulandı.
Kaynak, X/@ibbtekzip
Raporda ayrıca, YÖK'ün 1993-1994 ders yılından itibaren ÖSYM sınavlarını kazanmamış Türkiye Cumhuriyeti uyruklu öğrencilerin, Girne Amerikan Üniversitesi'nden alacakları diplomalarının denkliğinin kabul edilmemesine ilişkin bir kararı olduğu ifade edildi.
İmamoğlu'nun avukatları YÖK raporunu hazırlayanlar hakkında "görevi kötüye kullanma, iftira, adil yargılamaya teşebbüs" suçlamasıyla suç duyurusunda bulundu.
İmamoğlu'nun avukatları iddialara ne yanıt veriyor?
İmamoğlu'nun avukatları, YÖK'ün 1990'da GAÜ'yü tanımamasının, yatay geçişe engel olmadığını ve bir denklik sorunu da oluşturmadığını iddia ediyor.
BBC Türkçe'ye konuşan İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, GAÜ'den 1991 ve 1992 yılında mezun olan kişilere de denklik verildiğine ilişkin belgeleri kamuoyu ile paylaştıklarını belirtti.
Pehlivan, "Madem ki tanınmayan üniversiten geçiş yapılamaz o halde bu kişilere neden denklik düzenlendi? Buradan anlaşılıyor ki tanınma yatay geçiş için de denklik için de şart değil" dedi.
Kaynak, Getty Images
Pehlivan, YÖK raporunda, yatay geçiş için tanınma kriterinin hangi mevzuata dayandığı bilgisinin yer almadığını ileri sürdü:
"Çünkü tanınma hakkındaki mevzuat ilk kez 1996'da yürürlüğe girdi. Ancak o tarihte çıkarılan yönetmelikte 'tanınmayan üniversiteden yatay geçiş yapılmaz' denmiyor.
"Bu konudaki mevzuat 2010 yılında değişti ve tanınmayan üniversiteden yatay geçiş yapılamayacağı mevzuattaki yerini aldı."
İmamoğlu savunmasında ne dedi?
Ekrem İmamoğlu, 5 Mart'ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ifade verdi.
Basına yansıyan bilgilere göre İmamoğlu ifadesinde hakkında hazırlanan raporu eleştirerek "Bugün burada ifade vermesi gerekenler o raporu hazırlayanlardır" dedi.
Savcılık İstanbul Üniversitesi'nden hangi taleplerde bulundu?
Soruşturma kapsamında Başsavcılık 26 Şubat'ta, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'ne bir yazı gönderdi.
Yazıda İmamoğlu'nun üniversitede gördüğü öğrenime ilişkin tüm belgeler, yatay geçişin kabulüne ilişkin iş ve işlemleri yapanların açık kimlikleri, aynı tarihlerde benzer yatay geçiş işlemlerinin yapılıp yapılmadığı konularında acil bilgi istendi.
Kaynak, Getty Images
Üniversite 28 Şubat'ta tahkikat başlatıldığını söyledi.
İstanbul Üniversitesi'nden yanıt gelmemesi üzerine Başsavcılık 12 Mart'ta Üniversite'ye ikinci bir yazı göndererek işlemlerin hızlandırılmasını istedi.
CHP yönetimi soruşturmayı nasıl yorumluyor?
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP yönetimi, "diploma soruşturması"nı iktidarın "yargı üzerinden yaptığı siyasi bir operasyon" olarak görüyor ve amacın İmamoğlu'nun adaylığını engellemek olduğunu savunuyor.
İmamoğlu'nun, yeniden aday olması halinde Erdoğan karşısında seçimi kazanacağını savunan CHP yönetimi, soruşturmanın bu ihtimali elemek için başlatıldığı görüşünde.
Kaynak, x/@Mrt_Ongun
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de diploma soruşturmasının ardından yaptığı açıklamada "Bu, İmamoğlu'ndan ne kadar korktuklarını gösteriyor" dedi.
CHP yönetimi, diplomanın iptali kararı verilmesi halinde dahi 23 Mart'ta ön seçimi gerçekleştirmeyi ve İmamoğlu'nu aday olarak ilan etmeyi planlıyor.
AKP bu iddialara ne diyor?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP yönetimi, İmamoğlu'nun diplomasına ilişkin tartışmalar konusunda sessizliğini sürdürüyor.
Diploma iptal edilirse ne olacak?
Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, 14 Mart tarihli yazısında İstanbul Üniversitesi'nin raporunda İmamoğlu'nun yatay geçişinin mevzuata aykırı olduğu tespitine yer verildiğini öne sürdü.
Selvi, üniversitenin "Ekrem İmamoğlu'nun diplomasını iptal etmesi bekleniyor" dedi.
Anayasaya göre cumhurbaşkanı adayı olabilmek için üniversite mezunu olmak gerekiyor.
Diplomanın herhangi bir şekilde iptalinin kesinleşmesi halinde, bu İmamoğlu'nun aday olamayacağı anlamına geliyor.
İmamoğlu hangi itiraz yollarına başvurabilir?
İmamoğlu'nun, iptal kararına karşı itiraz yolları bulunuyor.
İmamoğlu'nun diplomanın üniversite tarafından iptal edilmesi halinde, İdare Mahkemesi'ne dava açılabiliyor.
Buradan aleyhte bir karar çıkması halinde bölge idare mahkemesine (istinaf) ve daha sonra Danıştay'a temyiz başvurusu yapma hakkı var.
Kaynak, Getty Images
BBC Türkçe'ye bilgi veren Pehlivan, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne de başvuracaklarını belirtti ve yol haritasını şöyle açıkladı:
"İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinin 2020 yılından itibaren konu hakkındaki resmi cevaplarında ve Rektörlüğün Ekim 2024 tarihli bilgi notunda yatay geçiş işleminin hukuka uygun olduğu açıktır.
"Belli ki bu süreç Ekrem İmamoğlu'nu cumhurbaşkanlığı seçim yarışından diskalifiye etmeye yönelik. O halde bu hukuksuzluğa iştirak etmek, demokratik seçim sürecine müdahale ederek onu sabote etmeye yönelik bir fiilin parçası olmayı teşkil etmektedir."
Pehlivan bu nedenle ilgili kişiler hakkında yalnızca görevi kötüye kullanma suçundan değil, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçu kapsamında da suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.