Aslolan yaşam hakkıdır!

Madımak Katliamı davasında aldıkları idam cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilen 23 kişiden 17’si tahliye edildi. Avukatlar ‘‘Faillerin özgürlüğü değil, katledilmiş insanlar için aslolan yaşam hakkıdır’’ dedi

  • 28.02.2025 05:00
  • Giriş: 28.02.2025 05:00
  • Güncelleme: 28.02.2025 05:00
Aslolan yaşam hakkıdır!
2 Temmuz 1993’te Sivas’ta 33 aydın ve 2 otel çalışanı gericiler tarafından yakılarak katledildi. (Fotoğraf: Depo Photos)

Kayhan Ayhan

Sivas’ta, 2 Temmuz 1993’te, Madımak Oteli’nde 33 aydının gericiler tarafından yakılarak katledilmesine ilişkin davada Anayasa Mahkemesi (AYM), 2023 yılında Madımak Katliamı’nda çakmağı çakarak yangını başlattığı belirtilen Yunis Karataş’a tahliye yolu açan bir karar verdi. Sivas Katliamı davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Yunis Karataş, "koşullu salıverme" hükümlerinden yararlanmak için başvurdu.

Başvuruyu değerlendiren Sivas İnfaz Hakimliği, ‘‘terör suçlusu’’ olduğu için Karataş’ın koşullu salıverme hükümlerinden yararlanamayacağına karar verdi. Yunis Karataş, bunun üzerine AYM’ye bireysel başvuruda bulundu. Yunis Karataş’ın başvurusunu inceleyen AYM, koşullu salıverme hükümlerinin uygulanamayacağı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının terör suçluları yönünden ölünceye kadar devam edeceği, ancak Karataş’ın ‘‘terör suçlusu’’ sayılamayacağı sonucuna vardı.

AYM'nin bu kararın ardından davada 32 yılın sonunda ağırlaştırılmış müebbet cezası alan 23 kişiden 17'si tahliye edildi. Böylelikle davada tutuklu sayısı 6'ya düştü.

SUÇ TERÖRDEN ÇIKARTILDI

Davanın avukatlarından Şenal Sarıhan, "Sivas Katliamı davası hakkında bir takım tespitler yapılmış ve bu tespitler üzerinden karara varılmış. Öğrendiğimize göre en önemli saptama da bu olayın bir terör eylemi olduğu fakat bu terör eylemini gerçekleştiren terör örgütünün belli olmadığı bu sebeple herhangi bir örgüt olmadığından bunların kişisel olarak galeyana gelerek eyleme katıldıkları gibi bir değerlendirme  yapılmış. 'Terörle mücadele yasası kapsamında suç işlemiş sayılamazlar' denilerek normal ceza infaz uygulamalarının yapılması gerektiği yolunda Anayasa Mahkemesi'nin bir kararı var" dedi.

Bu karardan hareketle diğer sanıkların da başvura bulunduğunu aktaran Sarıhan, "Bir kararla 30 yılını doldurmuş olan sanıkların herhangi bir biçimde terör ve mücadele yasası kapsamında değerlendirilmesi gerekmediğinden salınmaları kararları verilmiş. Öyle görünüyor ki bir kanun yararına bozma talebi ifade etmemiz lazım. Fakat bu konuda da harekete geçecek olan Adalet Bakanlığı" diye konuştu.

YAŞAM HAKKI İHLAL EDİLDİ

Verilen kararın özgürlük kapsamında değerlendirilebileceğini ancak yaşamanın özgürlükten de önemli bir hak olduğunu vurgulayan Sarıhan, "Yaşam hakları ihlal edilmiş olan 35 insan var. Bu 35 insanın bir gün sabahtan akşama kadar süren bir olay ertesinde çok planlı bir biçimde bulundukları otelde yakılışları var. Yanarak ve dumandan boğularak olarak öldürülmüş insanlar var.

Bilerek, katledilmiş insanlar var. 'Yak, yak, yak' sloganlarıyla katledilmiş. Bir mukayese yapmak gerekirse yaşayan insan için özgürlük söz konusu. Bugün yaşamayan insanlar var. Onların yakınları var. Aslolan yaşama hakkıdır" dedi.

Kararda bir örgütten bahsedilmediğini ancak verdikleri mütalaada bu örgütleri açıkladıklarını hatırlatan Sarıhan şu ifadeleri kullandı:

‘‘Bu insanlar katledilirken 'Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkılacak sloganlarıyla' amaçları da belirtilmiş. 'Şeriat gelecek' sloganlarıyla amaçları da belirtilmiş. Evet kararda bir örgüt adı yok ama bunun örgütlü bir eylem olduğu konusunda esas hakkındaki mütalaamızda ayrıntılı bilgiler var. O ayrıntılı bilgilerde bir örgütler koalisyonuyla bu işin yapıldığı ve bunun belgelerinin de dosyada olduğunu, hangi sanıkların hangi örgütlere dahil olduklarını, gerici ve şeriatçı örgütlerin bu katliamı gerçekleştirdiğini açıklıyor. 2002 yılında kesinleşmiş olan ve infazı başlamış olan olayla ilgili bugün bir tahliye kararı verilmiş olmasını biz hukuka aykırı buluyoruz ve gerekli hukuki mücadeleyi yapacağız.’’