Retreat, Toronto’nun kuzeyinde, C planlı kompakt yapısı ve geniş cam yüzeyleriyle doğayla iç içe bir yaşam sunuyor. Sürdürülebilir tasarımıyla öne çıkan konut, manzarayı iç mekana taşırken mahremiyeti de koruyor.
Uzun yıllar Toronto’nun merkezinde bir dairede yaşayan ev sahipleri, Toronto’nun 45 dakika kuzeyinde yer alan Caledon’a taşınmaya karar vermiş. Doğaya daha yakın olma arzularıyla şekillenen Retreat, çiftin ihtiyaçlarını ve yaşam tarzlarını kompakt, tek katlı bir plan içinde verimli bir şekilde karşılıyor.
Arazinin güneybatı köşesinde konumlanan Retreat, C şeklinde bir plan oluşturan üç kanattan oluşuyor. Yapının konumu ve yönelimi, dış mekana erişimi kolaylaştırma, yakınındaki ormanın manzarasını çerçeveleme, komşu mülklerden mahremiyet sağlama ve iç mekanları yayılmış doğal ışıkla aydınlatırken güneş kaynaklı ısı kazanımını azaltma gibi çeşitli faktörlere yönelik etkili bir mimari yanıt sunuyor.
Retreat’e yaklaşan ziyaretçiler, ağaçlarla çevrili bir yol boyunca ilerleyerek yalnızca kısa bir an için doğu kanadını görebiliyor. Araç yolunda ilerleyen ziyaretçileri, kısmen toprağa gömülü, heybetli duvarlar karşılıyor. Bu duvarlar yalnızca iki girişle kesintiye uğrarken bu girişlerin nereye açıldığı dışarıdan görünmüyor. Ziyaretçiler, ana yaşam alanının yanı sıra iki misafir yatak odası, bir banyo ve ek destek alanlarını barındıran doğu kanadından Retreat’e giriş yapıyor.
Araç yolundaki geçirimsiz duvarların aksine, geniş cam yüzeyler mülkün manzarasına açılıyor ve kuzeye dönük olarak ormanı ve ardındaki kayalık alanı çerçeveliyor. Evin yatay pencere kayıtları, tavan hizasının üstüne ve zemin seviyesinin altına yerleştirilerek doğayla bütünleşmiş bir çıkıntı hissi yaratıyor.
Retreat’in geniş cam kullanımı, üç kanadının konumu ve yönelimiyle birlikte iç mekanları yumuşak ve yayılmış doğal ışıkla aydınlatıyor. Oturma odası yaz gün batımlarına yönlendirilirken evin diğer ucunda, kuzeydoğuya bakan ana yatak odası gün doğumlarını karşılıyor. Halka şeklindeki plan, Retreat’in geniş cam yüzeylerini giriş yolundan ve komşu mülklerden koruyarak geniş manzaraları mahremiyet ve içe dönüklük ihtiyacıyla dengeliyor.
Ana yatak odası ve banyo, en fazla mahremiyet ve sabah ışığı alan batı kanadında konumlanıyor. Bu kanatta ayrıca, sabah yogası için küçük bir açık teras bulunuyor. İç mekan boyunca, Reflect Architecture camla çevrili evlerin beraberinde getirdiği zorlukları dengeleyerek yataklar veya şömineler gibi odak noktalarını tamamlanmış duvarlara yerleştirip pencerelere dik konumlandırıyor.
Retreat’in kendine özgü C şeklindeki düzeni en iyi yukarıdan görülse de Reflect bu yayılım etkisini iç mekanda da incelikle yansıtmayı amaçlamış. Mutfak ve yemek alanında, büyük bir mutfak adası ve meşe parke zemin keskin bir açıyla yerleştirilerek binanın kanatları arasındaki eşiği belirginleştiriyor. Bu tasarım tercihi, Retreat’in iç mekanlarını birbirinden ayırarak özellikle yapının mütevazı alan planı göz önüne alındığında mekansal organizasyonu güçlendirirken aynı zamanda sakinlerin yapının özgün planını deneyimlemelerini sağlıyor.
Ev sahiplerinin verimli bir yaşam isteği doğrultusunda Retreat sürdürülebilirliğe duyarlı bir şekilde tasarlanmış. Büyük pencerelerin ağırlıklı olarak kuzeye bakacak şekilde yönlendirilmesi doğrudan güneş ışığını yalnızca günün başlangıcında ve sonunda almasını sağlayarak güneşten kaynaklanan ısı artışını en aza indiriyor. Güney cephesi kısmen toprağa gömülerek toprak kütlesinden termal fayda sağlıyor ve ısı kaybını azaltıyor. Şu anda tamamen elektrikli mekanik sistemlerle donatılan Retreat, gelecekte güneş enerjisine geçişe uygun olacak şekilde tasarlanmış.